Orta Doğu'daki belirsizlikler ve enerji hatlarına yönelik saldırılar, petrol fiyatlarında yeniden bir artışa neden oldu. Brent petrolünün bir haftada 78 dolardan 90 dolara yükselmesi, küresel çapta endişeleri artırdı. Enerji piyasasındaki riskler artık sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmıyor.
Babülmendep Boğazı'nda füze saldırısı
Hürmüz Boğazı'ndaki geçişler devam ederken, Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan ve Arapçada "Gözyaşı Kapısı" olarak bilinen Babülmendep Boğazı'nda ticari bir gemiye üç balistik füze atıldı. Hürmüz Boğazı'nda bir sıkışma yaşanması durumunda, Suudi Arabistan petrolünün Kızıldeniz üzerinden taşınması büyük önem taşıyor. Bu alternatif güzergahın da hedef alınması, sevkiyatın gerçekleşmesi halinde bile navlun ve sigorta maliyetlerini artırarak ek bir yük oluşturuyor.
Türkiye'de enflasyon ve faiz beklentileri
Petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye'ye faturası ise akaryakıt fiyatları ve enflasyon üzerinden yansıyor. Yüksek enerji fiyatlarının devam etmesi, cari denge üzerindeki baskıyı artırırken Merkez Bankası'nın faiz indirim alanını daraltıyor. Nomura Kıdemli Türkiye Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, eylül ayında faiz indirimi beklemediğini, akaryakıtın ağustos enflasyonuna en az 25 baz puan ek yük getireceğini öngördüğünü belirtti. İmamoğlu, yıl sonuna kadar iki faiz indirimi, yüzde 3'ün altında büyüme ve dolar/TL kurunun 51.5 seviyesinde seyredeceği beklentisini paylaştı. Piyasa gözleri bugün açıklanacak Enflasyon Raporu'nda olacak.








