Bin yıllık lezzet ortaya çıktı: Cağ kebabının kökleri Kıpçaklara uzanıyor!

Cağ kebabının kökenleri, iki şehir arasındaki rekabetin ötesinde, bin yıl öncesine, Kıpçak Türklerine uzanıyor. Bu lezzet, Orta Asya'dan Kafkasya'ya taşınan bir kültürel mirasın günümüzdeki temsilcisi.
Yıllardır Erzurum'un mu yoksa Artvin'in mi olduğu tartışılan meşhur cağ kebabının, aslında bin yıllık bir kültürel miras olduğu ve kökenlerinin Kıpçaklara dayandığı bildirildi. Bu eşsiz lezzet, iki şehir arasında coğrafi işaret ve marka tescili gibi rekabetlere konu olsa da, aslında çok daha derin bir tarihi barındırıyor.

Kıpçakların İzinde Gastronomik Bir Yolculuk
Artvin Çoruh Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, cağ kebabının hem Erzurum hem de Artvin'e ait olabileceğini belirterek, bunun nedeninin Kıpçakların bu bölgelerde bin yıl önce yaşamış olması olduğunu açıkladı. Selçukluların 11. yüzyılda Anadolu'ya ilerleyişiyle Kafkasya'da değişen dengeler sonucunda, Gürcistan Krallığı'nın kuzeydeki Kıpçak Türklerini ülkesine davet ettiğini anlatan Ercoşkun, yaklaşık 40 bin Kıpçak ailesinin Artvin, Ardahan, Ahıska, Ahılkelek ve Batum çevresine yerleştiğini ve bu durumun bölgenin kültürel yapısını derinden etkilediğini vurguladı. Kıpçakların, 11. yüzyılın başlarında kurulan Kıpçak Devleti'nin bakiyesi olduğunu ve Moğol istilası sonrası bir kısmının Gürcistan üzerinden Artvin ve çevresine yerleşerek zamanla Oğuz boylarıyla kaynaşıp Müslümanlığı benimsediğini belirtti. Bu ortak kültürel zeminin, halk kültüründeki benzerliklerin yanı sıra mutfakta da kendini gösterdiğini ifade etti.

Cağ Kebabı: Tarihi Bir Bellek ve Kültürün Sembolü
Prof. Dr. Ercoşkun, cağ kebabının sadece bir yemek olmadığını, aynı zamanda tarihi bir belleği temsil ettiğini ve köklerinin Orta Asya Türk mutfak kültüründeki şişte et pişirme geleneğine dayandığını söyledi. Kıpçak Türklerinin bu geleneği Kafkasya'ya taşıdığını ve yüzyıllar içinde yerel damak tadıyla birleşerek bugünkü halini aldığını anlattı. 1050'li yıllarda Divanı Lügatit Türk'te etle ilgili 300'den fazla terim bulunduğunu ve kuzu şişin söğüş olarak anlatıldığını belirten Ercoşkun, atalarımızın kuzuyu kestikten sonra etinin tamamını cağa vurarak bugünkü cağ kebabını yaptıklarını ifade etti. Yatay şişte ağır ağır pişirilen etin, bin yıldır sürekliliğini koruyan bir kültürün sembolü olduğunu ve bugün Erzurum ve Artvin ile çevresinde yaşatılan cağ kebabının, Kıpçaklardan günümüze uzanan bir gastronomik miras olduğunu vurguladı. 2024 verilerine göre cağ kebabı restoran sayısı en fazla olan iller Erzurum ve İstanbul olarak öne çıkıyor; her iki ilde de 50'şer restoran bulunuyor. Ankara'da 20, Bursa'da 15, Artvin, İzmir ve Kocaeli gibi illerde ise 10'ar restoran yer alıyor. Artvin gibi Doğu Karadeniz illerinde de cağ kebabının popülaritesinin artması, bölgenin gastronomi turizmine önemli katkılar sağlıyor.
- 19:57Manisa'da Dere Yatakları Çöplüğe Döndü: Koltuktan Bebeğe Her Şey Atıldı
- 19:38Denizli'de sanayiciler dijitalleşme ve siber güvenlik zirvesinde buluştu
- 19:28Kütahya'da engelsiz hayat için önemli çalıştay düzenlendi
- 19:19Direksiyon başında fenalaşan sürücü dehşet saçtı: Kaza sonrası hastaneye kaldırıldı
- 19:08Bodrum'da kontrolden çıkan otomobil devrildi, sürücü şans eseri kurtuldu




