DÜNYA
Yayınlanma : 21 Nisan 2026 00:16

Bilinmeyenin perdesi kalktı: 'Yasaklı' bölgede 130 metrelik sürpriz ada keşfi!

Bilinmeyenin perdesi kalktı: 'Yasaklı' bölgede 130 metrelik sürpriz ada keşfi!
Weddell Denizi'nde bilimsel araştırma yapan ekip, haritalarda 'tehlikeli' olarak işaretlenen ve kimsenin girmediği bir bölgede daha önce varlığı bilinmeyen 130 metrelik bir ada keşfetti.

Bilim dünyası, Antarktika'nın gizemli sularında, kimsenin cesaret edip de yaklaşamadığı bir bölgede inanılmaz bir keşfe imza attı. Weddell Denizi'nde rutin bilimsel çalışmalar yürüten uluslararası bir ekip, haritalarda 'tehlikeli bölge' olarak işaretlenmiş, ancak içeriği tam bir muamma olan bir alanda, daha önce hiç kaydedilmemiş devasa bir ada buldu.

teknik yapı

AKINTILARIN VE FIRTINALARIN ARASINDA BİR SİPER

Alfred Wegener Enstitüsü'ne ait 'Polarstern' adlı güçlü buz kıran gemisi, 8 Şubat'tan beri Larsen Buz Rafı'ndaki erimeyi ve iklim değişikliğinin acımasız yüzünü gözler önüne seren verileri topluyordu. Ancak bölgenin amansız hava koşulları ve dondurucu fırtınalar, mürettebatı güvenli bir sığınak aramaya zorladı. Joinville Adası'nın nispeten korunaklı bir bölgesine yöneldiklerinde, kaderin bir cilvesiyle karşılaştılar.

HARİTALARDA GÖRÜNMEYEN BİR GERÇEK

Geminin rotası, deniz haritalarında 'tanımlanamayan seyrüsefer tehlikesi' notuyla şüpheli bir şekilde işaretlenmiş bir alana girdi. Başlangıçta mürettebatın kirli bir buzdağı sandığı bu oluşum, yakından incelendiğinde bambaşka bir gerçekliği ortaya çıkardı. Alfred Wegener Enstitüsü'nün su altı kartografisi uzmanı Simon Dreutter, o anı şöyle anlatıyor: "Pencereden baktığımızda oldukça kirli görünen bir buzdağı zannettik. Ancak yaklaştıkça bunun bir buz kütlesi değil, bir kaya parçası olduğunu fark ettik. Rotamızı çevirdiğimizde ise karşımızdakinin bir ada olduğu kesinleşti." Yapılan ölçümler, adanın 130 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ve su seviyesinden 16 metre yüksekliğinde olduğunu gösterdi. Uzmanlar, böylesine büyük bir kara parçasının şimdiye kadar fark edilemeyişini, uydu görüntülerinde çevresindeki buzdağlarından ayırt edilememesine bağlıyor. Bu yeni keşif, isimlendirme sürecinin ardından uluslararası deniz haritalarına işlenerek bölgedeki navigasyon güvenliğini artıracak.