Dünyaca ünlü pop ikonunun adını koruma mücadelesi Türkiye'de yargı koridorlarına taşındı. Beyoncé'nin, kendi isminin marka olarak tescil edilmesine karşı açtığı dört ayrı dava, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne kadar ulaştı. Bu hukuki süreçlerde, üç dava sanatçı lehine sonuçlanırken, bir dosyada ise marka sahibinin feragatı ile süreç tamamlandı.
MARKA HAKLARI YARGITAY'DAN DÖNDÜ
Yargıtay kararlarıyla netleşen bu dört uyuşmazlık, Beyoncé'nin isminin izinsiz kullanımına karşı ne kadar kararlı olduğunu gözler önüne seriyor. Yerel mahkemelerde üç davada haklı bulunan sanatçı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin de onayıyla marka haklarını güvence altına aldı. Bu davalar, ünlü isimlerin kendi markalarını koruma konusundaki hukuki mücadelesinin ne denli önemli olduğunu vurguluyor.
TEK İSİM YETERLİ MİYDİ? MAHKEME KARARI NET
Davalardan birinde, davalı tarafın "Beyonce" ifadesinin sanatçının sadece ön adı olduğunu ve tek başına kullanıldığında doğrudan kendisini çağrıştırmayacağını savunması dikkat çekti. Ancak mahkeme bu argümanı kabul etmeyerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verdi. Bu karar, Beyoncé isminin tek başına bile marka tescili için yeterli bir değer taşıdığı ve hukuki koruma altında olduğu anlamına geliyor. Dördüncü ve son davada ise süreç biraz farklı gelişti. Marka sahibi, dava devam ederken "Beyonce" ibaresi üzerindeki marka hakkından feragat ederek tescilin sicilden silinmesini sağladı. Mahkeme, bu feragat nedeniyle davanın konusuz kaldığına hükmetse de, dava açıldığı tarihte tescilin yürürlükte olması sebebiyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Beyoncé lehine ödenmesine karar verdi. Böylece, Türkiye'deki dört tartışmalı marka kaydı, üçü mahkeme kararıyla, biri ise sahibinin isteğiyle ortadan kaldırılmış oldu.







