Cape Town Üniversitesi bünyesindeki araştırmacılar, yerleşim yerlerinin yakınından geçen ve yüksek düzeyde E. coli bakterisi ile çeşitli kimyasallar içeren Stiebeuel Nehri'ni tarım amaçlı kullanılabilecek hale getirmeyi başardı.

Doğal filtreler çözüm oldu
Langrug yerleşiminde yaşayan yaklaşık 26 bin kişinin kanalizasyon ve drenaj altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle ciddi kirliliğe maruz kalan nehirde, insan sağlığı için güvenli sınırın çok üzerinde E. coli seviyeleri tespit edildi. Suda ayrıca mikroplastikler, ilaç kalıntıları, amonyak ve fosfor gibi zararlı maddeler de bulunuyordu. Araştırmacılar, Franschhoek'ta terk edilmiş bir atık su arıtma tesisini kullanarak, çamur yataklarını küçük taşlar, kum ve biyokömürle doldurarak doğal filtreler oluşturdu.
Beş günlük arıtma süreci
Bu doğal filtrelerden yavaşça geçirilen kirli nehir suyu, yaklaşık beş gün boyunca bekletiliyor. Bu süreçte kirleticiler katmanlarda tutulurken, doğal mikroorganizmalar da kirliliğin parçalanmasına yardımcı oluyor. Araştırmalar, arıtılan suda E. coli'ye rastlanmadığını, amonyak ve fosforun ise yüzde 85 ila 95 oranında giderildiğini gösterdi. Günlük yaklaşık 50 bin litre su arıtılarak, zararlı bakterilerin %99'u gideriliyor ve ilaç kalıntıları ile mikroplastiklerde %90'ın üzerinde azalma sağlanıyor. Bu sistem, kimyasal dezenfeksiyon veya yoğun elektrik kullanımına ihtiyaç duymuyor.
Tarım ve su sıkıntısı yaşayan bölgeler için umut
Arıtılan suyun yaklaşık 3 bin litresi her gün sebze bahçelerinin sulanmasında kullanılıyor, kalan kısım ise nehre geri veriliyor. Araştırmacılar, bu yöntemin büyük ölçekli arıtma tesislerinin yerini alamayacağını belirtse de, altyapısı yetersiz ve su sıkıntısı çeken bölgelerde düşük maliyetli bir destek sistemi olarak büyük potansiyel taşıdığını vurguluyor.







