• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
  • yk 29 ağostıs
DÜNYA
Yayınlanma : 29 Ağustos 2026 21:59

Avusturya'da 120 genç erkeğin toplu mezarı bulundu

Avusturya'da 120 genç erkeğin toplu mezarı bulundu
Avusturya'da bulunan 120 genç erkeğe ait toplu mezarlar, beslenme yetersizliği ve Napolyon Savaşları dönemine işaret ediyor. DNA analizleri kimliklerin belirlenmesinde kritik rol oynayacak.

Avusturya'nın Ranshofen kentinde sürdürülen arkeolojik kazılar, 15 ila 25 yaşlarındaki 120 genç erkeğe ait insan kalıntılarının bulunduğu dokuz toplu mezarı ortaya çıkardı. Gelişigüzel gömüldüğü tespit edilen gençlerin kalıntıları, bölgede yaşanan büyük bir trajedinin ipuçlarını barındırıyor.

Tesadüfi keşiften tarihi bulguya

Kazılar, bölgede oynayan bir kız çocuğunun tesadüfen bir kemik bulmasıyla başladı. İhbar üzerine başlatılan inşaat alanı incelemeleri, kısa sürede beklenenin ötesinde tarihi bir keşfe dönüştü. Novetus şirketinde proje yöneticisi olan arkeolog Michaela Binder, bu bulgunun Avusturya ve hatta Orta Avrupa için eşsiz olduğunu belirtti. "Biz de böyle bir şey beklemiyorduk," diyen Binder, keşfin boyutunun şaşırtıcılığını vurguladı.

C vitamini eksikliği ve Napolyon Savaşları bağlantısı

Dokuz toplu mezardan çıkarılan 120 iskeletin üzerinde yapılan antropolojik incelemeler, gençlerin önemli bir kısmında belirgin C vitamini eksikliği tespit etti. Bu durum, uzun süreli ve ağır beslenme yetersizliğine işaret ederken, gençlerin uzun süreli askeri seferlere katılmış askerler olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Radyokarbon analizleri, kalıntıların yaşını 1723 ile 1813 yılları arasına yerleştiriyor. Bu tarih aralığı, kalıntıların Napolyon Savaşları dönemi çatışmalarıyla ilişkilendirilmesine yol açıyor. Kazı alanının Franzosenkreuzstraße üzerinde bulunması ve tarihi bir "Fransız Haçı"na yakınlığı da bu teoriyi destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Kimlik belirsizliği ve gelecekteki analizler

Kazılarda bulunan iki bronz iğne ve bir yüzük gibi kişisel eşyalar, gençlerin kimliklerine dair ipuçları sunabilir. İğnelerin bandaj veya giysi tutturmak için kullanıldığı düşünülürken, restorasyonu süren yüzüğün üzerindeki gravürlerin kimlik tespiti için önemli olabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu eşyaların kime ait olduğu henüz bilinmiyor. Araştırmacıların en büyük sorusu, gençlerin asker olup olmadıkları, Fransız ordusuna mı bağlı oldukları yoksa bölge halkından mı oldukları. Yapılacak DNA analizlerinin, bu sırrı çözmede kilit rol oynaması bekleniyor. Analizler, genetik kökenleri belirleyerek Fransa'dan gelen askerlerle yerel halk arasında ayrım yapılmasına olanak tanıyacak. İnşaat alanı arkeolojik SİT alanı ilan edilirken, daha fazla inceleme için mali kaynakların yeterliliği ve sonuçların Noel'e kadar beklenmesi öngörülüyor.