YAŞAM
Yayınlanma : 17 Ağustos 2025 13:56

Avustralya'da 'tabut itirafçısı': Ölümden sonraki sırları açıklıyor

Avustralya'da 'tabut itirafçısı': Ölümden sonraki sırları açıklıyor
Avustralyalı Bill Edgar, 'tabut itirafçısı' olarak adlandırıyor kendini. Ölmeden önce başvuran kişilerin son dileklerini yerine getirerek, gizli sırları, mesajları ya da gerçekleri cenaze törenlerinde açıklıyor.

Queensland kıyılarında yaşayan 56 yaşındaki Bill Edgar, kendisini 'tabut itirafçısı' olarak tanımlıyor. Edgar'ın alışılmadık işi, ölmeden önce kendisine başvuran kişilerin son dileklerini yerine getirmek. Bu dilekler, cenaze törenlerinde açıklanan gizli sırları, ailelere iletilen mesajları veya uzun süre saklı kalmış gerçekleri kapsıyor.

teknik yapı

İLK GÖREV VE İHANET İTİRAFI

Edgar, 2018 yılında özel dedektiflik yaptığı dönemde tanıştığı pankreas kanseri hastası bir adamın itirafıyla mesleğe başladığını anlatıyor. Hastanın en yakın arkadaşının eşine olan ilişkisini cenazesinde açıklamasını istediğini ve bunu gerçekleştirdiğini belirtiyor. 'Tabuttaki adamın söyleyecekleri var' diyerek yaptığı açıklama sonrası ifşa edilen kişinin salondan ayrılmak zorunda kaldığını söylüyor.

SON DİLEKLER VE SIRADIŞI TALEP

50'den fazla kişinin son sözünü yerine getirdiğini ifade eden Edgar, aldığı isteklerin çeşitliliğini vurguluyor. Bir kadın, oğluna aslında annesi değil büyükannesi olduğunu açıklamasını isterken, bazıları dini törenin iptal edilmesini veya evde saklı eşyaların ortadan kaldırılmasını talep etmiş. Edgar, bu işin sadece şok edici sırları açıklamakla sınırlı olmadığını, bazen sevgi dolu bir mesajın bile ölümden sonraki en büyük istek olabileceğini söylüyor. Bir müşterisinin vasiyeti üzerine, ölümünden yedi ay sonra kadının eşine çiçek bıraktığını da anlatıyor.

10 BİN AVUSTRALYA DOLARI ÜCRET

Edgar, bu sıra dışı hizmet karşılığında 10 bin Avustralya doları (yaklaşık 5 bin sterlin) ücret alıyor. Ancak onun için bu işin sadece para olmadığını, ölümün, insanların hayattayken söyleyemedikleri şeyleri dile getirme fırsatı sunduğunu savunuyor. Kendi sözleriyle; 'Çok azımız gerçekten yaşarken ölüyoruz. Ben, ölmeden yaşamayı seçiyorum.'