• ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 08 Ekim 2026 20:49

Avrupa merkez bankaları altınlarını taşıyor

Avrupa merkez bankaları altınlarını taşıyor
Avrupa merkez bankaları, likidite ve risk yönetimi için altınlarını ABD dışına taşıyor. Hollanda 86 ton altını Londra'ya naklederken, Fransa 129 ton altını satıp LBMA standartlarında yeni külçeler aldı.

Avrupa'daki merkez bankalarının altın rezervlerini farklı finans merkezlerine yönlendirmesi, küresel finans piyasalarında ABD'ye yönelik güven algısı hakkında bir tartışma başlattı. Bu hamlelerin temelinde likiditeyi artırma, riskleri yönetme ve olası kriz durumlarında varlıklara daha kolay erişim sağlama gibi stratejik hedefler yatıyor.

Altın rezervlerinin yeniden dağılımı

Dünya Altın Konseyi'nin 2026 yılı araştırmasına göre, son bir yıl içinde merkez bankalarının yüzde 10'u yurt dışındaki altın depolama noktalarını çeşitlendirmiş durumda. Ayrıca, yüzde 9'luk bir kesim de yakın gelecekte benzer adımlar atmayı planlıyor. Katılımcıların önemli bir bölümü (%57), yurt dışı depolama için Londra'yı tercih ederken, %49'u ise rezervlerinin bir kısmını kendi ülkelerinde tutuyor. Bu durum, altın rezervlerinin coğrafi dağılımında bir çeşitlenme eğilimi olduğunu gösteriyor.

Hollanda ve Fransa'nın operasyonları

Hollanda Merkez Bankası (DNB), geçtiğimiz Eylül ayında yaklaşık 86 ton altını New York ve Ottawa'dan Londra'ya taşıdığını duyurdu. Banka, bu operasyonun amacının altınları tamamen ülkeye getirmek olmadığını, aksine likiditeyi artırmak, kriz hazırlığını güçlendirmek ve risk dağılımını dengelemek olduğunu belirtti. Bu operasyon, altınların satışı ve piyasa mekanizmalarıyla değiştirilmesinin yanı sıra, 27 tondan fazla altının Kuzey Amerika'dan Hollanda'ya, benzer miktarda altının ise Hollanda'dan Londra'ya fiziksel olarak taşınmasını içeriyordu. Bu işlemler sonucunda Hollanda rezervlerinde Londra'nın payı %18,1'den %32,1'e yükseldi. Fransa Merkez Bankası ise farklı bir yol izleyerek New York'ta tuttuğu 129 ton altını elden çıkardı, ancak bu altınlar Fransa'ya getirilmek yerine satılarak LBMA standartlarına uygun yeni külçeler satın alındı. Bu satıştan 12,8 milyar avro tutarında sermaye kazancı elde edildi ve Fransa, rezervlerinin tamamı üzerinde tam fiziki kontrol sağladı.

Almanya ve stratejik avantajlar

Almanya'nın yaklaşımı ise daha bölgesel bir genel politikadan ziyade münferit kararlar alındığını gösteriyor. Deutsche Bundesbank, 2013-2017 yılları arasında 674 ton altını Frankfurt'a taşımıştı. 2025 sonu verilerine göre Almanya'nın 3 bin 350 tonluk altın rezervinin büyük bir kısmı (%51) Frankfurt'ta, %37'si New York'ta ve %12'si Londra'da bulunuyor. Almanya'nın son iki yılda bu dağılımda büyük bir değişiklik yapmaması, Avrupa genelinde ABD'deki altınları topluca çekmeye yönelik bir eğilimin olmadığını doğruluyor. Farklı finans merkezlerinin sunduğu stratejik avantajlar arasında New York, ABD piyasasına ve dolar altyapısına yakınlık; Londra, yüksek likidite ve hızlı işlem imkanı; ülkenin kendi içindeki depolama ise siyasi krizlere karşı tam kontrol imkanı sağlıyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası uygulanan yaptırımlar ve varlık dondurma kararları, merkez bankalarını rezerv risklerini yeniden değerlendirmeye itti. Ancak, mevcut rezervlerin taşınması veya takas edilmesi küresel altın miktarını değiştirmediği için yeni bir piyasa talebi oluşturmuyor; altın fiyatlarını destekleyen ana unsur, merkez bankalarının toplam rezervlerini artırma eğilimidir.