DÜNYA
Yayınlanma : 12 Kasım 2025 07:47

Avrupa büyük şokta: Huawei ve ZTE tehlikesine karşı kapıyı kapatıyor!

Avrupa büyük şokta: Huawei ve ZTE tehlikesine karşı kapıyı kapatıyor!
Avrupa Komisyonu, Huawei ve ZTE'nin telekom altyapısındaki güvenlik risklerini gerekçe göstererek AB ülkelerindeki ağlardan çıkarılmasını sağlayacak bağlayıcı bir düzenleme hazırlıyor. Bu adım, 5G ve diğer kritik altyapıları kapsayacak.

Avrupa Birliği, Çinli teknoloji devleri Huawei ve ZTE'nin telekomünikasyon altyapısındaki varlığına karşı sert bir adım atmaya hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu, bu şirketlerin AB ülkelerindeki ağlardan çıkarılmasını hedefleyen bağlayıcı bir yasal düzenleme taslağı üzerinde çalışıyor. Bu hamle, 2020'deki 5G ağlerinden yüksek riskli tedarikçilerin uzak tutulması tavsiyesinin artık yasal bir zorunluluk haline geleceği anlamına geliyor.

teknik yapı

GÜVENLİK ZAFİYETİ İDDİALARI GÜNDEMDE

Komisyonun bu kararı almasında, özellikle Huawei'nin Çin hükümetiyle olan yakın ilişkileri nedeniyle yarattığı algılanan güvenlik risklerinin etkili olduğu belirtiliyor. Bu yeni düzenleme, sadece 5G ağlarını değil, aynı zamanda sabit hat ve fiber optik gibi diğer kritik altyapıları da kapsayabilecek geniş bir çerçeve çiziyor. Ayrıca, Huawei ekipmanlarının kullanıldığı üçüncü ülke projelerinin AB'nin küresel altyapı yatırımı olan Global Gateway fonlarından faydalanmasının önüne geçilmesi de planlar arasında yer alıyor.

ÜLKELER ARASI ÇELİŞKİLİ DURUM VE PEKİN'İN TEPKİSİ

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier, 5G ağlarının güvenliğinin Avrupa ekonomisi için hayati önem taşıdığını vurgularken, Huawei'den henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Çin Dışişleri Bakanlığı, bu tür adımları hukuki temeli olmayan ve ayrımcı politikalar olarak nitelendirerek tepkisini gösterdi. Üye ülkeler arasında ise bu konuda farklı yaklaşımlar mevcut. Almanya ve Finlandiya gibi ülkeler kısıtlamaları daha da güçlendirme eğilimindeyken, İngiltere ve İsveç gibi bazı ülkeler Huawei'yi zaten kendi sistemlerinden çıkarmış durumda. Konunun bazı ülkelerce ulusal egemenlik meselesi olarak görülmesi de dikkat çekiyor.