Antarktika buzul sahanlıklarından kopan A81 ve D32 isimli iki devasa buz dağı, binlerce kilometrelik bir yolculukla Güney Atlantik'teki Güney Georgia Adası'na doğru ilerliyor. Avrupa Birliği'nin Copernicus uyduları tarafından elde edilen son görüntüler, bu buz kütlelerinin ada çevresindeki sığ sulara doğru sürüklendiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun bölgedeki deniz trafiği ve ekosistem üzerinde önemli etkileri olabileceği konusunda uyarıyor.
Dev buz kütlelerinin boyutu ve erimesi
Yaklaşık 1.340 kilometrekarelik bir alanı kaplayan A81 ile 106 kilometrekarelik D32 buz dağları, sıcak sulara ulaştıkça erimeye ve parçalanmaya başlıyor. Bu erime süreci, buz dağlarının kendisinden çok, kopan ve otomobil veya ev büyüklüğüne ulaşabilen küçük buz parçalarının deniz ulaşımı için yarattığı riskler nedeniyle endişe verici bulunuyor. Radarlarda tespit edilmesi zor olan bu buz kırıkları, büyük bir kaza tehlikesi oluşturuyor.
Olası çevresel etkiler ve riskler
Güçlü akıntıların buz dağlarını adanın etrafından dolaştırma ihtimali olsa da, buz kütlelerinin sığ kıta sahanlığına oturma riski de mevcut. Bilim insanları, buz dağlarının deniz tabanına takılması halinde, erimeyle birlikte suya karışacak besin maddelerinin fotosentezi artırabileceğini öngörüyor. Ancak, su sıcaklığı ve akıntı dengesinin bozulması, yerel deniz canlılarının yaşam alanlarında ciddi zararlara yol açabilir.







