EKONOMİ
Yayınlanma : 20 Mayıs 2026 15:09

Altın yatırımcıları diken üstünde: Ünlü ekonomistten kritik uyarı geldi

Altın yatırımcıları diken üstünde: Ünlü ekonomistten kritik uyarı geldi
Orta Doğu belirsizliği ve yükselen ABD tahvil faizleri altında baskı oluştururken, ekonomistler altının kısa vadede zorlu bir süreçten geçtiğini belirtiyor. Ancak uzun vadeli destekleyici temalar da mevcut.

Orta Doğu'daki belirsizlikler ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, altın fiyatlarını adeta çakarken, yatırımcılar 'Şimdi ne olacak?' sorusuna yanıt arıyor. Ons altın 4 bin 500 doların altına inerken, gram altın da 6 bin 500 TL seviyelerine kadar geriledi. Bu durum, yıllardır altını güvenli liman olarak görenleri düşündürüyor.

sempati mobilya

PİYASALAR NEREYE ODAKLANDI?

Piyasaların odağında enerji fiyatları, enflasyon beklentileri, tahvil getirileri ve dolar endeksi yer alıyor. Orta Doğu'daki gerilimler ve enerji piyasalarındaki arz sorunları, piyasaların düşük faiz beklentilerini altüst ederek enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekti. Yüksek enerji maliyetleri doğrudan enflasyona yansırken, devlet tahvili getirilerini ve dolar endeksini de destekliyor.

EKONOMİSTLERDEN NE GİBİ UYARILAR GELİYOR?

Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, bu durumun altın için zorlu bir ortam yarattığını belirtiyor. Hansen'e göre, artan getiriler altının fırsat maliyetini yükseltirken, güçlenen dolar talebi baskılıyor. Jeopolitik gerilimlerin tırmanması ve enerji fiyatlarındaki olası artışlar, altının üzerinde daha fazla baskı oluşturabilir. Öte yandan, enflasyonist baskıların hafiflemesi durumunda merkez bankalarının altın talebinin yeniden devreye girebileceği de öngörülüyor. Hansen, altının kısa vadeli makro olumsuzluklar ile uzun vadeli yapısal destek arasında sıkışıp kaldığını ve piyasaların netlik beklediği bir sürede belirsiz bir yönde ilerlediğini ifade ediyor. Teknik olarak ise ons altında 200 günlük ortalamanın bulunduğu 4.355 doların destek, 50 günlük ortalamaya işaret eden 4.705 doların ise direnç olduğu belirtiliyor. ABD 30 yıllık tahvil getirilerinin 2007 sonrası en yüksek seviyelere yaklaşması da altını baskılayan bir diğer faktör. Ancak uzun vadeli yatırımcılar, ABD'nin artan mali borç yükü, yüksek enflasyon ve rezerv çeşitlendirme eğilimlerinin altını desteklemeye devam edeceğini düşünüyor.