Altın piyasası, temmuz ayına umut dolu bir başlangıç yaparak 5 haftalık bir düşüş trendini sona erdirdi. ABD'den gelen zayıf istihdam verileri ve küresel jeopolitik gelişmelerdeki iyimserlik, altının ons fiyatını yeniden yukarı çekti.
BEKLENTİLERİN ALTINDA KALAN İSTİHDAM RAKAMLARI
Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan tarım dışı istihdam verileri, piyasa beklentilerinin oldukça altında kalarak yatırımcıları şaşırttı. Haziran ayında 57 bin kişilik bir artış kaydedilirken, bu rakam önceki aylardaki revizyonlarla birlikte daha da düşük bir tablo çizdi. Profesyonel hizmetler, sosyal yardım ve sağlık sektörlerindeki artışlara rağmen, eğlence ve konaklama sektöründeki istihdam kaybı dikkat çekti. Nisan ve mayıs ayı verilerindeki aşağı yönlü revizyonlar, ekonomik aktivitedeki yavaşlama sinyallerini güçlendirdi.
FAİZ BEKLENTİLERİ VE DOLARIN GERİLEMESİ ALTINI DESTEKLİYOR
Beklenenden düşük gelen istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları üzerindeki baskıyı hafifletti. Yatırımcılar, Fed'in faiz artırımı beklentilerini düşürürken, bu durum doların küresel piyasalardaki değerini olumsuz etkiledi. Doların zayıflaması, altın gibi değerli metaller için doğal bir destekleyici unsur haline geldi. Altının onsu, bu gelişmelerin etkisiyle haftalık bazda yüzde 2,5'lik bir artışla 4 bin 175 dolara yükselerek 5 haftanın ardından ilk haftalık kazancını elde etti.
JEOPOLİTİK GERGİNLİKLER VE RİSKTEN KAÇIŞ ALTIN FİYATLARINI ETKİLEDİ
Jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere gerilemesi de altın fiyatlarını destekleyen bir diğer faktör oldu. Ayrıca, geçen hafta teknoloji hisselerindeki düşüşler, yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırarak güvenli liman olarak görülen altına yöneltti. Yılın ilk yarısında jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları artıracağına dair endişeler ve Fed'in sıkı para politikası beklentileri nedeniyle altının onsu yüzde 7,1 değer kaybetmişti. Ancak son gelişmeler, altının bu kaybını telafi etme potansiyelini ortaya koydu. Analistler, altının yükseliş ivmesini sürdürebilmesi için doların daha fazla değer kaybetmesi gerektiğini belirtiyor.








