• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
  • yk 29 ağostıs
EKONOMİ
Yayınlanma : 27 Ağustos 2026 16:01

Altın 10 bin dolara ulaşacak mı: Strateji başkanı yanıtladı

Altın 10 bin dolara ulaşacak mı: Strateji başkanı yanıtladı
State Street stratejisti Aakash Doshi, altının 10 bin dolara ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu ve bu seviyenin zamanlama meselesi olduğunu belirtti. Mevcut finansal ortamda altının, alım gücünü koruma yönündeki stratejik önemi artıyor.

State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, ons altının 10 bin dolarlık seviyeye ulaşmasının bir olasılık olmaktan çok zamanlama meselesi olduğunu belirtti. Mevcut finansal koşulların bu hedefe ulaşılmasını kaçınılmaz kıldığını vurgulayan Doshi, altının ocak 1999'dan bu yana en güçlü aylık performansını sergilediğini hatırlattı.

Altın 10 bin dolara ulaşacak mı: Strateji başkanı yanıtladı 1

Altın için yeni dönem

Yatırımcıların altının bir sonraki dönüm noktasını göz önünde bulundurması gerektiğini belirten Doshi, “Değer kaybı ticareti ortadan kalkmadı” dedi. State Street olarak bu sürecin sona erdiğini değil, yalnızca durakladığını ve yeniden canlandığını düşündüklerini dile getiren Doshi, bu durumun altının küresel bir para birimi olarak geniş çaplı desteğini sürdürmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Yüksek borç seviyeleri ve resesyon dönemi dışında gerçekleşen mali harcamaların miktarına dikkat çeken Doshi, yatırımcıların tahvil getirilerini sorgulaması gerektiğini söyledi. Tarihsel olarak yüksek tahvil getirilerinin, getiri sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırdığı için değerli metal açısından olumsuz bir durum yarattığını hatırlattı.

Fırsat maliyeti yerine alım gücü

Ekonomik büyümenin hızlanması ve şirket kârlarına ilişkin beklentilerin iyileşmesi durumunda getirilerin yükselmesinin altın için gerçek bir rekabet oluşturabileceğini belirten Doshi, bunun aksine enflasyon, aşırı kamu borçlanması ve bozulan mali güvenilirliği telafi etmek amacıyla yatırımcıların daha yüksek vade primi talep etmesi halinde tablonun farklı olacağını ifade etti. Doshi'ye göre bu ortamda altın, fırsat maliyetinden çok satın alma gücünün korunmasıyla ilgili hale geliyor. Yatırımcıların altın tutma gerekçesinin değer kaybı, satın alma gücü riski ve borçların para basılarak finanse edilmesi riskiyle daha fazla bağlantılı hale geldiğini söyledi. Doshi, son piyasa hareketlerinin bu görüşü desteklediğini ve getirilerdeki yükselişin kamu borcuna ilişkin güven kaybını yansıtması ve ABD dolarındaki zayıflamayla birlikte gerçekleşmesi halinde, tahvil getirilerindeki sert yükselişin dahi altını destekleyebileceğini belirtti. Mevcut ortamın bir güven meselesi olduğunu ve altının arkasında bir alacaklı bulunmadığını, kıt bir doğal kaynak olduğunu ve uzun bir geçmişe sahip olduğunu ekledi. Doshi, böyle bir yükselişin doğrusal şekilde gerçekleşmeyeceğini, sürecin daha geniş finansal piyasaların artan mali baskılara nasıl tepki vereceğine bağlı olacağını söyledi. Olası bir resesyonun aynı anda hem altını destekleyebileceğini hem de devlet tahvillerine yönelik talebi yeniden canlandırabileceğini ve bunun değer kaybına yönelik baskının bir bölümünü geçici olarak hafifletebileceğini belirtti. Doshi, altının uzun vadeli yönünün açık olduğunu ve 10 bin dolarlık seviyenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden ziyade ne zaman gerçekleşeceğinin tartışılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, altının bu seviyeye ulaşması için küresel yatırımcıların portföylerinde aşırı ölçüde tahsis değişikliğine gitmesinin gerekmediğini belirtti. Altın fonlarının küresel borsa yatırım fonu ve yatırım fonu varlıklarının halen yüzde 1'inden azını oluşturduğunu belirten Doshi, altının stratejik portföy tahsisinin yüzde 3'e ulaşması halinde mevcut payın yaklaşık üç katına çıkacağını söyledi. Doshi, böyle bir tahsis değişiminin tek başına altın fiyatını ons başına 10 bin dolar seviyesine doğru taşıyabilecek ölçüde yatırım talebi yaratabileceğini ifade etti.