Almanya'da Pazar günü, yaklaşık 3,7 milyon seçmenin oy kullanacağı Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yerel parlamentolar belirlenecek. Bu seçimler, özellikle Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağcı AfD'nin birinci çıkmasının ve CDU'nun ağır yenilgiye uğramasının ardından büyük önem taşıyor.
Berlin'de rekabet kızışıyor
Yaklaşık 2,4 milyon seçmenin bulunduğu Berlin'de, Sol Parti ile iktidardaki CDU arasında kıyasıya bir mücadele öngörülüyor. Anketler, Sol Parti'nin CDU'nun hafif önünde olduğunu gösteriyor. Sol Parti'nin başbakan adayı Türk kökenli Elif Eralp'in zaferi halinde, Berlin'in ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı olacak. Eralp, kampanyasını yükselen kiralar ve konut sıkıntısı üzerine kurarken, CDU'nun oyları yüzde 20-21 seviyelerinde seyrediyor. CDU'nun adayı Stefan Evers ise güvenlik ve tasarruf odaklı bir kampanya yürütüyor. SPD'nin ise oy oranının düşmesi ve başbakan adayı Steffen Krach hakkındaki iddialar nedeniyle zor durumda olduğu belirtiliyor. Yeşiller'in koalisyon denkleminde yer alabileceği, ancak AfD ile iş birliğinin reddedildiği ifade ediliyor.
Mecklenburg-Vorpommern'de AfD önde
Kuzeydoğudaki Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise yaklaşık 1,3 milyon seçmen sandık başına gidecek. Anketler, aşırı sağcı AfD'nin yüzde 38'lik oy oranıyla birinci parti olacağını gösteriyor. AfD, grup başkanı Enrico Schult ve Federal Meclis üyesi Leif-Erik Holm gibi isimlerle öne çıkıyor ve Holm'ün başbakan olmasını hedefliyor. İktidardaki SPD'nin oyları ise yüzde 33-35 aralığına gerilemiş durumda. SPD'nin başbakan adayı Manuela Schwesig, seçmen nezdindeki popülaritesiyle oy farkını kapatmaya çalışıyor. Mecklenburg-Vorpommern'deki CDU'nun performansı, Berlin'de de endişeyle takip ediliyor. Partinin oy desteğinin yüzde 7'ye düşmesi ve seçim barajının altında kalma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Siyaset bilimci Ursula Münch, bu durumun parti için "büyük bir itibar kaybı" anlamına geleceğini vurguluyor. Eyalette Sol Parti ve Yeşiller'in de oy oranlarının yanı sıra, Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) barajı geçip geçemeyeceği de merak ediliyor. Altı partinin meclise girmesi durumunda koalisyon kurma sürecinin zorlaşacağı, ancak BSW dışarıda kalırsa SPD-Yeşiller-Sol Parti koalisyonunun mümkün olabileceği değerlendiriliyor.








