• middent dış kurban bayramı ilanı
  • satrıda dörüm bayram
DÜNYA
Yayınlanma : 27 Mayıs 2026 20:30

Alman medyasından Kılıçdaroğlu'na ağır eleştiriler: Erdoğan'ın 'kuklası' benzetmesi şoke etti!

Alman medyasından Kılıçdaroğlu'na ağır eleştiriler: Erdoğan'ın 'kuklası' benzetmesi şoke etti!
Alman basını, CHP kurultay sürecine ilişkin mahkeme kararlarını eleştirirken, Kılıçdaroğlu'na yönelik 'kukla' benzetmesiyle dikkat çekti. Otoriterleşme endişeleri artıyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay süreciyle ilgili aldığı karar, uluslararası basında geniş yankı buldu. Özellikle Alman medyasında yer alan yorumlar, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik çarpıcı benzetmelerle dolu.

sempati mobilya

OTOKRATİK ADIMLAR MI ATILIYOR?

Deutsche Welle'nin derlemesine göre, yaşanan bu gelişmeler Türkiye'deki demokrasi ve hukuk devleti tartışmaları çerçevesinde ele alınıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinde yer alan bir yorumda, Ankara'daki durumu Recep Tayyip Erdoğan’ın otoriterleşme çabalarının bir parçası olarak tanımlanıyor. Gazete, 'Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'ün partisinin düşmanca bir şekilde ele geçirilmesinden endişe duyuluyor. Boyun eğmiş bir yargıcın yardımıyla CHP’nin başına bir kukla yerleştirildi' ifadeleriyle durumu sert bir şekilde eleştiriyor. Bu olayın birçok Türk tarafından önemli bir dönüm noktası olarak algılandığı belirtiliyor ve okuyuculara şu sorular yöneltiliyor: 'Bu, oy haklarını korumak için bir son uyarı mı yoksa tüm çabaların boşa gideceğine dair bir işaret mi?'

ALMANYA VE AB'YE ÇAĞRI

Frankfurter Rundschau gazetesi ise son gelişmeler ışığında, AB ve Alman hükümetinin Türkiye politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini savunuyor. Gazete, Federal hükümetin Türkiye’nin AB’ye katılma çabalarını desteklemeye devam etme konusundaki şüphelerini dile getiriyor. Bir mahkemenin en büyük muhalefet partisi CHP’nin yönetimini görevden alması ve polis gücünün henüz kesinleşmemiş bir kararı uygulamak üzere CHP Genel Merkezi’ni basması karşısında Berlin’in bu yanılsamaya ne kadar süreyle tutunabileceği sorgulanıyor. Analist Gönül Tol'un Türkiye'nin giderek Rusya modeline yöneldiği yönündeki tespitine dikkat çekilirken, Erdoğan’ın 'Türk Putin' olarak tanımlanmasına dair eleştirmenlerin varlığına vurgu yapılıyor. Gazete, böyle bir ismin Brüksel’de müzakere masasında yer alıp almayacağına dair endişeleri dile getiriyor.

NATO ZİRVESİ ÖNCESİ DEĞERLERİN ÖNEMİ

Pforzheimer Zeitung ve Saarbrücker Zeitung gazeteleri ise konuyu NATO ve uluslararası ilişkiler perspektifinden ele alıyor. Pforzheimer Zeitung, Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde Erdoğan’ın Türk muhalefetine yönelik son hamlesini eleştiriyor. Gazete, bir zamanlar övülen üye devletlerin değerler topluluğunun siyasi bir söylem olarak bir kenara itilme riski taşıdığına dikkat çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa'daki müttefiklerinden uzaklaştığı bir dönemde, Almanya’nın AB dışındaki diğer orta güçlerle ittifaklar aradığı ve Türkiye'nin bu güçlerden biri olduğu belirtiliyor. Saarbrücker Zeitung ise NATO zirvesinin Ankara yerine Brüksel’de gerçekleştirilmesi gerektiğini savunarak, bunun Batı’nın Türk muhalefetine yönelik son darbesine verilebilecek en doğru yanıt olacağını ifade ediyor. Bu kararın, ABD ve Avrupa'nın Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolü ve Rusya'ya karşı silahlanmadaki stratejik öneminden çok, demokrasi ve hukuk devleti normlarını öncelemesiyle mümkün olabileceği, yoksa Erdoğan’ın mevcut politikalarına devam edeceği vurgulanıyor.