• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 06 Ağustos 2026 19:26

ABD, devasa nükleer savaş gemileriyle deniz gücünü yeniden şekillendiriyor: Maliyet dudak uçuklatıyor

ABD, devasa nükleer savaş gemileriyle deniz gücünü yeniden şekillendiriyor: Maliyet dudak uçuklatıyor
ABD, 23,4 milyar dolarlık ilk gemi maliyetiyle devasa Trump sınıfı nükleer savaş gemileri inşa ediyor. Bu projeyle ABD Donanması, hipersonik füzeler ve lazer silahları gibi ileri teknolojilere ev sahipliği yapacak.

Amerika Birleşik Devletleri, deniz gücünde köklü bir dönüşüme hazırlanıyor. CBO'nun 2026 yılı dolar sabit değeriyle yaptığı maliyet analizine göre, "Defiant" adı verilen ve BBGN-1 borda numarasına sahip ilk Trump sınıfı savaş gemisinin inşa maliyeti tam 23,4 milyar dolara ulaşacak. Bu devasa projede, tedarik edilmesi planlanan diğer 14 geminin birim maliyetinin ise ortalama 18 milyar dolar civarında olması bekleniyor. ABD Donanması'nın planları doğrultusunda ilk geminin 2028'de sipariş edilmesi ve inşa sürecinin sekiz yıl sürmesi öngörülüyor. Kalan gemilerin ise 2030 ve 2031 yıllarında birer adet, son platformların ise 2056'ya kadar ikişer yıllık periyotlarla tedarik edilmesi planlanıyor.

PROJE YENİDEN TANIMLANDI

Başlangıçta Aralık 2025'te konvansiyonel tahrikli bir BBG(X) konseptiyle duyurulan proje, Mayıs 2026'da yayımlanan 2027 gemi inşa planıyla birlikte nükleer tahrikli güdümlü füze savaş gemisi anlamına gelen BBGN tanımını aldı. Bu adım, Trump sınıfını, USS Long Beach, USS Bainbridge ve Virginia sınıfı nükleer kruvazörlerin hizmetten çekilmesinden bu yana ABD'nin geliştirdiği ilk nükleer suüstü savaş gemisi olma özelliğini kazandırıyor. Bu yeni sınıf gemiler, ABD Donanması'nın daha önce planladığı 14 bin 500 tonluk DDG(X) muhriplerinin yerini alacak.

GÖVDE BÜYÜKLÜĞÜ VE TEKNOLOJİK KAPASİTE

Yaklaşık 35 bin ila 41 bin ton deplasmana, 271 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip olacak Trump sınıfı gemiler, mevcut Arleigh Burke Flight III muhriplerinin üç ila dört katı, Zumwalt sınıfı muhriplerin ise yaklaşık iki katı büyüklüğüyle dikkat çekiyor. Donanma yetkilileri, bu devasa gövdenin hipersonik füzeler, elektromanyetik ray topları, yüksek güçlü lazerler ve gelişmiş radar sistemleri gibi ileri teknolojiler için gereken yüksek enerji, soğutma ve alan kapasitesini tam olarak sağlayacağını değerlendiriyor. Bu hamle, ABD'nin küresel deniz hakimiyetini pekiştirme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.