ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) İran'a yönelik operasyonlar ve Orta Doğu'daki çatışmalar sırasında hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısını kamuoyuna eksik yansıttığı iddia edildi.
Resmi verilerin ötesinde can kaybı
Konuya yakın altı ABD'li yetkilinin ifadelerine göre, bölgedeki can kayıpları Pentagon'un kamuya açık resmi veritabanı olan Savunma Zayiat Analiz Sistemi'ndeki (DCAS) rakamların üzerinde seyrediyor. Yetkililerin beşi, İran savaşı kapsamında en az 22 askeri personelin yaşamını yitirdiğini belirtti. Bu rakam, DCAS veritabanında cuma günü itibarıyla yer alan 18 resmi can kaybı kaydının üzerinde bulunuyor. İsimsiz konuşan altıncı bir yetkili ise Trump yönetiminin İsrail ile birlikte İran savaşını başlattığı 28 Şubat tarihinden bu yana 23 askerin öldüğünü aktardı. Bu açıklanmayan ölümlerin tamamının doğrudan çatışmalarla bağlantılı olmadığını, ancak Orta Doğu'da görev yapan personeli kapsadığını da ekledi. Operasyonların başlamasından bu yana bölgede konuşlu üç ABD'li yüklenicinin de yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Resmi kayıtlara yansımayan detaylar
Açıklanmayan ölümlere dair ayrıntılar ve askerlerin kimlikleri henüz netleşmezken, yetkililer ek kayıpların resmi portala yansıtılmamasından rahatsızlık duyduklarını dile getirdi. Pentagon ise konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Veritabanında kayıpların 14'ü "Epik Öfke Operasyonu" başlığı altında listelenirken, 4'ü ise temmuz ayında sağlanan ve sonradan çöken ateşkes dönemine denk gelen "Deniz Aşırı Operasyonlar" kategorisinde yer alıyor. Yaz aylarında dört askerin adının listeden geçici olarak çıkarılmasının ardından yönetimin çatışmaları yeniden sınıflandırdığı belirtildi. Pentagon, şubat ayından bu yana Orta Doğu'da İran savaşıyla doğrudan ilişkisi olmayan görevlerde iki askerin öldüğünü bildirmişti. İran saldırılarına uğrayan üslerde gerçekleşen bu ölümler de DCAS veritabanında isim bazında yer almadı. Çavuş Devin Seibel'in 31 Mayıs'ta Irak'ın Erbil kentinde bir eğitim kazasında, Binbaşı Sorffly Davius'un ise 6 Mart'ta Kuveyt'te tıbbi bir acil durum nedeniyle öldüğü açıklandı. Çatışmaların başından bu yana 820'den fazla ABD askerinin yaralandığı, birçoğunun üslere yapılan karşı saldırılar sonucu travmatik beyin hasarı aldığı ifade edildi.
Siyasi ve mali yansımalar
Askeri makamların yürüttüğü görev incelemelerinin, hayatını kaybedenlerin ailelerine sağlanacak tazminat haklarını doğrudan etkilediği vurgulandı. Çatışmalar ABD ordusunun kritik mühimmat stoklarını tüketti, Basra Körfezi'ndeki üslere zarar verdi ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla küresel enerji piyasalarını sarstı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) belgelerine göre, eylül başı itibarıyla savaşın maliyeti 43,6 milyar dolara ulaştı. Üst düzey askeri yetkililerin Savunma Bakanı Pete Hegseth'i operasyonların sürdürülebilir olmadığı konusunda uyardığı, anketlere göre halkın yüzde 62'sinin Trump'ın İran politikasını onaylamadığı belirtildi. Kongre'de savaşı durdurmaya yönelik adımlar atılırken, salı günü yedi Cumhuriyetçi milletvekili Demokratlara katılarak sembolik tasarıya destek verdi. Temsilciler Meclisi'ndeki 12 gazi Demokrat milletvekili veri manipülasyonunu önleyecek yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ise 1973 Savaş Yetkileri Yasası'nı ihlal ettiği gerekçesiyle Savunma Bakanı Hegseth'in azli için gensoru oylaması sürecini başlattı. Senato Demokratları ise ara seçimlerin ardından çoğunluğu sağlamaları halinde Pentagon'un zayiat bildirim süreçlerine yönelik inceleme başlatacaklarını duyurdu.








