İzlanda'nın engebeli arazileri, bir zamanlar toprağın canlanması umuduyla ekilen bir bitkinin beklenmedik istilası altında.

TOPRAK ERozyonuna ÇARE OLURKEN BAŞLADI
Volkanik patlamalar, zorlu iklim koşulları ve aşırı otlatma nedeniyle büyük toprak kayıpları yaşayan İzlanda'da, yetkililer 80 yıl önce toprağı güçlendirmek ve gelecekte yeniden ormanlaştırma projelerine zemin hazırlamak amacıyla azot bağlama özelliği yüksek olan acıbakla (Nootka acıbaklası) bitkisini ülkeye getirdi. Başlangıçta toprak erozyonuyla mücadelede umut vadeden bu mor çiçekler, zamanla kontrol edilemeyen bir yayılım göstererek planlanan alanların dışına taştı ve doğal yaşam alanlarını adeta sessizce ele geçirdi.
DOĞAL DENGEYİ BOZAN GÖRSEL ŞÖLEN
Uzmanların analizlerine göre, acıbaklanın görsel olarak büyüleyici manzaralar sunması bir yana, yoğunlaştığı bölgelerde yerli bitki türlerinin hayatta kalması için kritik olan güneş ışığına ve topraktaki besinlere erişimini engellediği ortaya kondu. Bu durum, besin açısından fakir topraklarda yaşamaya adapte olmuş birçok yerel İzlanda bitkisinin zamanla yok olmasına yol açtı. İklim değişikliğinin getirdiği daha uzun büyüme dönemleri ise bu istilacı bitkinin yayılım hızını daha da artırdı.
YAYILIMI DURDURMAK MÜMKÜN MÜ?
İzlanda Çevre Ajansı'nın mevcut durum değerlendirmesinde Nootka acıbaklası artık 'istilacı türler' kategorisinde yer alıyor. Özellikle milli parklar ve ekolojik açıdan hassas bölgelerde bu bitkinin yayılımını sınırlamaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bilim insanları, ülkenin geniş bir bölümüne yayılan acıbaklanın tamamen ortadan kaldırılmasının artık gerçekçi bir hedef olmadığını belirtiyor. Bu nedenle, mevcut stratejinin odağı, bitkinin yeni alanlara yayılmasını engellemek üzerine yoğunlaşmış durumda. Buna rağmen, mor çiçeklerin kapladığı geniş araziler, her yaz binlerce turistin ilgisini çekmeye devam ederek hem ekolojik bir soruna hem de turistik bir cazibe merkezine dönüşmüş durumda.






