17. yüzyılın sonlarında Fundy Körfezi'ne yerleşen Akadyalılar, bölgenin zorlu doğasına karşı alışılmışın dışında bir mühendislik sistemi geliştirdiler.
BATAKLIK ALANLAR VE ABOITEAU SİSTEMİ
Bu yenilikçi sistem, toprak setlerle çevrilen bataklık alanların, 'aboiteau' adı verilen tek yönlü ahşap su kapaklarıyla deniz suyundan korunmasını sağlıyor. İçeride biriken tatlı su ise dışarı tahliye edilerek toprağın zamanla tuzdan arınması mümkün kılınıyor. Fundy Körfezi'nde gelgit farkı ortalama 11,6 metreye kadar ulaşmasına rağmen, bu sistem deniz suyunun tarım arazilerine ulaşmasını engelliyor.
VERİMLİ TARIM ALANLARI
Zamanla tuzunu kaybeden bataklıklar, son derece verimli topraklara dönüşerek geniş tarım alanlarının oluşmasını sağladı. Bu sistemin en dikkat çekici özelliği ise mekanik pompalara ihtiyaç duymamasıdır. Ahşap su kapakları, gelgit çekildiğinde içerideki tatlı suyu dışarı bırakırken, deniz yükseldiğinde kendiliğinden kapanarak tuzlu suyun geri girmesini engelliyor. Yaklaşık 1.300 hektarlık alanı kapsayan Grand Pré, günümüzde de aktif tarım yapılan bir bölge olmayı sürdürüyor. Kurulan setler ve drenaj sistemi nesiller boyunca korunup geliştirildiği için UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Uzmanlar, Grand Pré'yi insanların doğayla mücadele etmek yerine onu anlayarak geliştirdiği en başarılı mühendislik örneklerinden biri olarak kabul ediyor.








