• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 03 Ekim 2026 00:39

1960'ta öngörülen 'kıyamet günü' tarihi yaklaşıyor

1960'ta öngörülen 'kıyamet günü' tarihi yaklaşıyor
1960'ta Science dergisinde yayımlanan ve 13 Kasım 2026'yı nüfus artışı nedeniyle insanlığın sonu ilan eden makale, günümüzde gerçekleşmesi beklenmiyor. Zira küresel doğum oranları ciddi şekilde düştü.

1960 yılında Science dergisinde yayımlanan bir makale, 13 Kasım 2026 Cuma gününü insanlığın nüfus artışı nedeniyle kendi sonunu getireceği "Kıyamet Günü" olarak belirlemişti. Heinz von Foerster ve çalışma arkadaşları tarafından hazırlanan bu çalışma, insan nüfusunun üstel değil, giderek hızlanan bir oranda büyüyebileceği tezini ortaya attı. Araştırmacılar, "Torunlarımızın torunları açlıktan ölmeyecek. Onlar ezilerek ölecek" şeklindeki çarpıcı ifadeleriyle dikkat çekti.

Bilimsel verilerle desteklenen iddia

Makalenin dönemin kamuoyunda geniş yankı bulmasının temel nedenlerinden biri, ortaya atılan iddiaların dönemin bilimsel verileri ve matematiksel hesaplamalarıyla desteklenmesiydi. Profesör Heinz von Foerster ve ekibi, insan nüfusunun diğer canlılardan farklı bir büyüme eğilimi gösterdiğini, iletişim ve iş birliği kapasitesinin artışını tetikleyebileceğini savundu. Son 2 bin yıla ait nüfus tahminlerini inceleyen araştırmacılar, geçmişteki artış hızını geleceğe taşıyarak, 2026 yılında nüfusun matematiksel olarak sonsuza yaklaşacağı sonucuna ulaştı. Ancak bu senaryonun kaçınılmaz olmadığını, küresel doğum oranının yarıya indirilmesiyle kontrol altına alınabileceğini de eklediler.

Tahminler ve günümüzdeki durum

Makale yayımlandığında Time ve The New York Times gibi önemli yayınlarda yer buldu ve çeşitli akademik çevrelerde tartışmalara yol açtı. Ancak 1990'ların başına gelindiğinde, dünya nüfusu öngörülen hızın gerisinde kalmaya başladı. Küresel doğum oranları 1960'taki seviyenin yarısından biraz altına düşmüş durumda. Bu sebeple, 13 Kasım 2026'da insanlığın sonunu getirecek bir nüfus felaketinin yaşanması beklenmiyor. Yine de bu çalışma, bilimsel fikirlerin sunum biçiminin ne kadar etkili olabileceğinin ilginç bir örneğini teşkil ediyor.