DÜNYA
Yayınlanma : 15 Ocak 2026 08:34
Düzenleme : 15 Ocak 2026 11:33

1500 yıllık kilisenin sırrı çözüldü: Katman katman tarih gün yüzüne çıktı!

1500 yıllık kilisenin sırrı çözüldü: Katman katman tarih gün yüzüne çıktı!
Fransa'da 1500 yıllık bir kilisenin altında yapılan kazılarda, tuzun yapıya verdiği zarar sonrası keşfedilen gizli merdiven ve tarihi mezar odaları, Merovingian dönemi lahitleri ile katmanlı bir tarih ortaya çıkardı.

Fransız Ulusal Koruyucu Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (Inrap) tarafından Clarisse Couderc başkanlığında yürütülen kazılar, orta çağ şehirlerindeki dini alanların zaman içinde nasıl evrildiğine dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Kilisenin altındaki hasarın, kazı başlamadan çok önce zeminde biriken tuz kalıntılarından kaynaklandığı anlaşıldı.

teknik yapı

Tuzun Yıkıcı Kimyasal Etkisi

Kilisenin 18. ve 19. yüzyıllarda tuz deposu olarak kullanılması, yapının bütünlüğüne zarar veren gizli bir süreci tetikledi. Toprak ve harç içerisindeki tuzlar, 1970'lerde zemine döşenen ısıtmalı beton levha nedeniyle sütunların içine doğru itildi. Nemle birleşen tuzlar, taşın gözeneklerinde kristalleşerek tabaka halinde dökülmelere yol açtı.

Gizli Merdiven ve Tarihi Mezar Odası Keşfi

Modern onarım ekipleri, pul pul dökülme sorununu çözmeye çalışırken tesadüfen gizli bir merdivene ulaştı. Sütunların çökme riski nedeniyle büyük bir titizlikle yürütülen kazılarda, yaklaşık 3 metre derinlikte, geç Orta Çağ'dan kalma tonozlu bir mezar odası keşfedildi. Bu keşif sırasında temelleri sarsmamak adına hassas aletler kullanıldı.

Katmanlı Tarihin İzleri

Tonozlu odanın içinde hem çocuk hem de yetişkinlere ait kalıntılara rastlandı. Daha sonraki defin işlemleri sırasında eski kemiklerin kenara itildiği görüldü. Kazıların daha derinlerinde ise 1300 ile 1700 yılları arasına tarihlenen, doğu-batı doğrultusunda sıralanmış tahta tabutlar bulundu. Bu mezarlarda madeni para ve tesbih dışında kişisel eşya yoktu. Toprak katmanlarının incelenmesi, 1000-1100 yıllarında aynı bölgede daha eski kilise yapılarının varlığına işaret etti.

Merovingian Dönemi Lahitleri ve Erken Mimari

Çalışmaların en dikkat çekici bulgularından biri, duvarların altında bulunan altı adet taş lahit oldu. İki lahitin, 6. ila 8. yüzyıllar arasındaki Merovingian dönemine ait olduğu belirlendi. Diğer dört lahit ise Geç Antik Çağ özelliklerini taşıyordu. Eski sur hatları ve 1000 yılı civarına ait kilise kalıntıları, bölgenin yerleşim düzenini aydınlattı. Erken Orta Çağ mimarisinin tipik örneği olan 'balık kılçığı' desenli taş işçiliği de yapının tarihsel derinliğini kanıtladı.

Kutsal Alanlarda Süreklilik Modeli

Dijon'daki bu bulgular, Avrupa'da kutsal toprakların yeniden kullanılması modelini destekliyor. İnşaatçıların aynı bölgeleri tercih etmesinde mülkiyetin netliği ve mevcut temellerin iş gücü tasarrufu sağlaması gibi nedenler etkili oldu. Hristiyan kiliselerinin Roma tapınaklarının yerini alması, dini otoritenin sürekliliğini pekiştirdi. Ortaya çıkarılan insan kalıntıları, yapılacak analizlerle bölge halkının beslenme alışkanlıkları ve göç yolları hakkında yeni bilgiler sunacak. Dijital ortama aktarılan bu keşifler, Saint Philibert Kilisesi'nin gelecekteki korunma stratejilerine rehberlik edecek.