Gayrimenkul ve Yapı Sektörü Zor Günlerden Geçiyor
Bodrum’da gayrimenkul ve yapı sektöründe beklenen hareketlilik sağlanamadı. Özellikle 2025 yılında hedeflerini tutturamayan sektör temsilcileri, küresel gelişmelerin ve ekonomik koşulların piyasayı ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede yükselen savaş gerilimi ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar, Bodrum’daki gayrimenkul piyasasında da etkisini gösterdi. Yaşanan gelişmelerin ardından konut satışlarının durma noktasına geldiği ifade ediliyor.
Bodrum Emlak Müşavirleri Derneği Genel Sekreteri Avni Koza, sektörde yaşanan gelişmeleri değerlendirerek 2025 yılının beklentilerin oldukça gerisinde kaldığını söyledi.
Koza, “İki bin yirmi beş yılında maalesef konut, gayrimenkul, arsa, bağ ve bahçe satışlarıyla ilgili çok ciddi bir sonuçla karşılaşamadık. Ekonomideki faiz baskısı nedeniyle gayrimenkul satışlarıyla ilgili öngörmüş olduğumuz hedefleri tutturamadık. Ancak bu durumu sadece faiz oranlarıyla açıklamak doğru olmaz. Ülkeler arası ilişkilerin yön verdiği bazı belirleyici faktörler de bu süreci tetikledi. Sonuç olarak gayrimenkul piyasası olarak 2025 yılında umduğumuz hedefleri yakalayamadık.” dedi.
Bölgesel Savaş Satışları Durma Noktasına Getirdi
Faiz indirimlerine rağmen piyasada beklenen hareketliliğin oluşmadığını belirten Koza, küresel ve bölgesel gelişmelerin yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Koza, “Yapılan faiz düşüşleri ya da politika faizlerindeki indirimler kısmen bir hareketlilik sağladı ancak bunu genele yayamadık. Konut satışları daha çok ihtiyaca dönük taleplerin karşılanması şeklinde gerçekleşti. İnsanlar ikamet edecekleri evleri satın aldı. Dolayısıyla Bodrum özelinde de ülke genelinde de yatırım amaçlı konut satışlarından söz etmek mümkün değil.
Bu yıl piyasanın açılabileceğine dair umutlarımız vardı. Ancak bölgede yaşanan savaş ve küresel güçlerin yürüttüğü operasyonların hem ülkemizi hem bölgemizi hem de Bodrum’u etkileyeceğini düşünüyoruz. Yatırım amaçlı satışlar zaten durma noktasına gelmişti. Bundan sonraki süreci birlikte izleyip göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Savaş Bodrum’da Kira Fiyatlarını Şişirdi
Koza, geçmiş yıllarda yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı sürecinin de Bodrum’daki konut piyasasını etkilediğini belirterek, savaş nedeniyle bölgeye gelen yabancıların kira fiyatlarında geçici ancak güçlü bir artış yarattığını söyledi.
Koza, “Bölgemizde yıllardır Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı gördük ve yaşadık. Bu süreçte bölgenin zengin insanları, tırnak içinde söylüyorum ‘elit’ diye tabir edebileceğimiz kişiler ülkemize ve Bodrum’a geldi. Burada konut satın almaları ve kiralamaları oldu. Ancak bu süreci kalıcı bir ekonomik hareketlilik olarak değerlendiremeyiz. Çünkü bu geçici bir hareketlenme yarattı. Hatta suni bir şişmeden söz edebiliriz.
Savaşın etkisi azaldıktan ve insanlar ülkelerine dönmeye başladıktan sonra, o dönemde oluşan yüksek kira fiyatları Bodrum’da kalıcı şekilde devam etti. Barınma hakkı temel ve anayasal bir haktır. Rus ve Ukraynalı misafirlerin bir kısmı ülkelerine döndükten sonra bile oluşan şişkin kira fiyatları Bodrum’da varlığını sürdürdü. Bu nedenle özellikle Bodrum’da yaşayan, çalışan ve turizm sektöründe istihdam edilen birçok kişi yüksek kira fiyatları nedeniyle mağduriyet yaşadı.” diye konuştu.
Bodrum’da 2+1 Daireler 10 Milyonun Üzerinde
Bodrum’da konut fiyatlarının yüksek seviyesini koruduğunu ancak satış ve kiralamalarda belirgin bir durgunluk yaşandığını ifade eden Koza, bölgelere göre fiyatların değiştiğini söyledi.
Koza, “Bölgesel olarak satış ve kiralama fiyatları değişse de ortalama olarak baktığımızda 2+1 bir dairenin bugün itibarıyla Bozburun gibi bölgelerde satış maliyeti 6,5-7 milyon liranın altına düşmüyor. Ancak Türkbükü, Yalıkavak, Kumbahçe ve Ortakent gibi daha popüler mahallelerde 2+1 dairelerin satış fiyatı neredeyse minimum 10 milyon liranın üzerinde.” dedi.
Kiralarda Artış Yok, Piyasa Stabil
Kiralama fiyatlarının ise geçen yıla göre büyük ölçüde aynı seviyede kaldığını belirten Koza, turizm sezonunun beklentilerin altında kalmasının piyasayı etkilediğini söyledi.
Koza, “Geçen seneki kiralama fiyatları, sezonun çok iç açıcı geçmemesi nedeniyle bu yıl da büyük ölçüde aynı kaldı. Neredeyse diyebilirim ki geçen yılki kiralarla bu yılki kiralar aynı seviyede. Burada bir stabilite yakaladık. Bunun nedeni sezonun beklenen seviyede geçmemesi ve insanların ülke ekonomisiyle doğru orantılı yaşadığı ekonomik sıkıntılar.
Bu noktada kiracılar da ev sahipleri de muzdarip. Çünkü ev sahipleri sürekli artan kira fiyatlarına alışmıştı ancak bu yıl aynı tabloyu göremedik. 2026 sezonuyla ilgili beklentilerimizin de çok güçlü olmayacağını düşünürsek kira fiyatlarının geçen yılki rakamlarla başa baş kaldığını söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.







