Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaz sezonu zirvesiyle, otellerde doluluk oranı yüzde 85'e çıkarken, sokaklar ve sahiller insan seline döndü. Yaklaşık 200 bin ilçe nüfusu, sezonla birlikte 800 bine ulaştı. yaklaşırken Bodrum’daki turizm hareketliliği, otel doluluk oranları ve gelecek yıllara dair beklentiler üzerine konuştuk. Dengiz, “Bizim hedefimiz sadece rakamlar değil, Bodrum’u doğru pazarlamak ve doğru kitleye ulaştırmak” diyor.
– Sezonun ortasına gelirken genel tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, neredeyse sezonun ortasını yarıladık; üstelik kazasız, sorunsuz bir şekilde. Elbette dönem dönem belli boşluklar oldu. Buna rağmen sezon boyunca oteller, acentacılar, turizm çalışanları, kısacası herkes misafirleri memnun etmek için elinden geleni yaptı. İyi bir izlenim bıraktığımızı düşünüyorum.

– Bodrum markasının turizmdeki yeri sizce ne durumda?
Bodrum, tatil denilince akla gelen önemli bir destinasyon. İnsanlar artık “tatile gidiyorum” demek yerine “Bodrum’a gidiyorum” diyor. Bu, hem güzel bir izlenim hem de sosyolojik açıdan dikkat çekici bir durum. Bodrum, insanların hayatında özel bir yer edinmiş durumda. Tabii ki su ve elektrik kesintileri, fahiş fiyatlar gibi sorunlar var; bunları inkâr etmiyoruz. Ama Bodrum’u sevdiren, dürüst ticaret yapan çok sayıda insan var. Onların hakkını yememek lazım.
– Doluluk oranlarında nasıl bir durum var?
5 ve 4 yıldızlı otellerde en düşük oda tiplerinde doluluk %90’ın üzerinde. 3 ve 2 yıldızlı oteller ile pansiyonlarda ise %60-70 bandında değişiyor. Bu oranlar dönemsel olarak farklılık gösterebiliyor. Uçak seferleri ve kapasitesi burada belirleyici. Bazı dönemlerde uçak sayısının az olması boşluklar yarattı. Bu bizim elimizde olmayan bir durum. Şu anda uçaklar dolu, otellerde de hareketlilik var. Yani “Bodrum bomboş” algısı gerçeği yansıtmıyor.
– Geçen yıla göre rakamlarda ne gibi değişiklikler var?
Geçen seneye göre yaklaşık bir milyon yolcu kapasitesini korumak öncelikli hedefimizdi. Büyük bir artış beklemediğimizi en başından beri söyledik. Rakamlarla oynamıyoruz; tespitlerimizin doğru olduğuna inanıyoruz. Sezon sonuna kadar bu rakama yaklaşacağımıza güvenimiz tam.

– Peki ya “bir milyon” tartışmaları?
Bazı mecralarda bu konuyu farklı yorumlayanlar oluyor. Ama bizim meselemiz “bir milyon” ya da “iki milyon” hedefi değil. Asıl hedefimiz, Bodrum turizmini doğru yerde tutmak, doğru pazarlama planlaması yapmak, doğru kitleye ulaşmak ve Bodrum’u en iyi noktaya taşımak. Rakamlar bizim için amaç değil, sürecin bir parçası.
– Bodrum’un geleceği açısından en acil çözülmesi gereken sorunlar neler?
Hasarlarla yüzleşmeye her zaman hazırız. Bodrum markasını tanıtmak kadar, sorunları doğrudan ele almak da önemli. Çünkü bir sorun başka sorunları tetikliyor. Önümüzdeki yıllarda bu problemlerin büyüme ihtimali var. Başlıca sorunlardan biri su. Ardından elektrik geliyor; planlı kesintiler altyapının yükü kaldıramadığını gösteriyor. Bir diğer önemli sorun ise trafik. Londra’dan Bodrum’a 3,5 saatte gelebiliyorsunuz ama Bodrum Havalimanı’ndan Turgutreis’e ulaşmanız 3 saati buluyor. Toplamda 6,5 saatlik bir yolculuk oluyor. Bu da ciddi bir problem.
– Çözüm için ne yapıyorsunuz?
Kurumlarla iletişimimiz çok güçlü. Sorunların çözümü için toplantılara katılıyor, iş birliği yapıyoruz. Amacımız Bodrum’un hem bugünkü hem de gelecekteki turizmini sağlam temeller üzerine oturtmak.

– 2026 yılına turzime dair beklentiniz nedir?
Bu soru için erken olmakla beraber asıl hedefi şimdiden koymakta yarar var diye düşünüyorum. Öncelikli hedef alt ve üst yapı sorunlarını tamamlamış bir süreç. Başta su olmak üzere yaşanan sorunların çözümünü 2026 yılını turzim sezonu öncesi bitirmek zorundayız. Bu sorunları bitirip turizmde erişilebilirliği sağlayacakğız. Misaifrlerimiz suya erişmeli, zamanında otellerine erişmeli, temiz bir denize erişmeli. Aksi bir durumda turizmin geleceği tehdit altına girmiş olur. Bu sorunların bilinçinde bir ekip olarak haraket ediyoruz günlük politikalarımızı da bunlara göre oluşturuyoruz. Kararlıyız Bodrum için en güzel olan hizmeti de yapacağız.





