Yaz aylarında eski binaların duvarları, ısıyı tutan birer depo haline gelirken, Zürih'teki tarihi bir bina bu duruma farklı bir çözüm getirdi.
Yenilikçi soğutma sistemi
Restorasyon sonrası, geleneksel mobil klima yerine mevcut kalorifer sistemini soğutma mekanizmasına dönüştüren bina, eski radyatörlerin yerini alüminyum lamelli konvektörlerle doldurdu. Bu konvektörler, yazın pencerelerin altına yerleştirilerek içlerinden yaklaşık 20 derece sıcaklığında su akıtıyor. Bu su, küçük vantilatörler sayesinde odadaki sıcak havayı soğutulmuş panellerin üzerinden geçirerek geri üflüyor.
Enerji verimliliği sağlandı
Su sıcaklığının 20 derecede tutulması, nem oluşumunu engelleyerek binanın tarihi yapısına zarar vermiyor. Kışın ise sistem, 26 derece su ile binayı ısıtmak üzere devreye giriyor. Uygulanan bu çözüm, enerji faturalarında büyük bir düşüş sağlarken, merkezi ısıtma tüketimini yaklaşık %66 oranında azalttı. Uzmanlar, bu başarının dış cephe ve pencerelerin iyi restore edilmesiyle mümkün olduğunu belirtiyor. Matthias Sulzer, küresel ısınmanın etkisiyle Zürih'te ısıtmanın yerini soğutmanın aldığını vurguluyor ve gelecekte bölgesel soğutma ağlarının da önemli olacağını ifade ediyor. Sulzer, “Çünkü artık soğutmak, yeni ısıtma konseptidir” diyor.









