• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 12 Ekim 2026 00:41

Yün ve güneş enerjisiyle deniz suyundan tatlı su üretildi

Yün ve güneş enerjisiyle deniz suyundan tatlı su üretildi
Cornell Üniversitesi, yünün emiciliğini ve siyah yüzeylerin ısıtma gücünü kullanarak deniz suyundan tatlı su elde etme yöntemi geliştirdi. Sistem, tuz birikimini önleyerek saatte metrekare başına 2,43 kg su buharlaştırıyor.

Cornell Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmada, yünün emici ve taşıyıcı özelliği ile siyah yüzeylerin güneş ışığını ısıya dönüştürme kabiliyeti birleştirilerek deniz suyunu arıtma konusunda yenilikçi bir yöntem geliştirildi. Araştırmacılar, yüksek enerji gerektiren geleneksel tuzdan arındırma tekniklerine alternatif oluşturabilecek bir sistem için çeşitli malzeme ve tasarım denemeleri gerçekleştirdi.

Siyah yünün buharlaştırmadaki rolü

Bu çalışmada kullanılan siyah yün, güneş enerjisini emerek suyun buharlaşması için gerekli olan ısıyı sağlıyor. Yünün lifli yapısı ise tuzlu suyu sürekli olarak buharlaşma yüzeyine ulaştırma görevini üstleniyor. Bu sayede güneş enerjisinden faydalanılarak suyun tuzundan ayrılması pratik bir şekilde mümkün hale geliyor. Buharlaşma süreci tamamlandığında tuz suda kalırken, ortaya çıkan su buharı ayrı bir yüzeyde yoğunlaştırılarak bir araya getiriliyor. Araştırmacılar, bu aşamada sadece suyun buharlaşmasını sağlamayı değil, aynı zamanda yüzeyde tuz birikimini önlemeyi de hedefledi. Çünkü benzer sistemlerde, tuz kristallerinin zamanla birikmesi, su üretimini düşüren önemli bir sorun olarak biliniyor.

Verimlilik ve gelecek potansiyeli

Yapılan testlerde, geliştirilen en verimli sistemin saatte metrekare başına 2,43 kilogram su buharlaştırma kapasitesine ulaştığı gözlemlendi. Sistemin 10 saat boyunca belirgin bir tuz birikimi olmaksızın çalışabilmesi de araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri oldu. Bu bulgular, siyah yünün güneş enerjisiyle çalışan tuzdan arındırma sistemlerinde kullanılabilirliğini ortaya koyuyor. Ancak, elde edilen buharın doğrudan içme suyu olarak kullanıma hazır hale gelmesi için toplama, yoğunlaştırma ve su kalitesinin değerlendirilmesi gibi ek aşamalara ihtiyaç duyuluyor. Araştırmacılar, bu yöntemin özellikle tatlı su kaynaklarının kısıtlı olduğu kıyı bölgelerinde kullanılabilecek sistemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Teknolojinin günlük yaşamda ne kadar su sağlayabileceğinin anlaşılması için daha kapsamlı ve uzun süreli saha denemeleri yapılması gerekmektedir.