Eskişehir'de neredeyse yarım asırdır lületaşı ustalığı yapan 70 yaşındaki Bayram Ayverdi, emekli olmasına rağmen tutkuyla bağlı olduğu mesleğinden kopamıyor.

TUTKUNUN ADI: LÜLETAŞI
Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesindeki atölyesinde çalışan Ayverdi, çocukluğundan beri bu sanatla uğraşıyor. Yıllarını lületaşına şekil vererek geçiren Ayverdi, yakın zamanda emekli olsa da atölyesinden ayrılmadı. Mesleğinde yeni çıraklar yetişmemesi ise onu üzüyor.

'KAFA YORGUNLUĞU YAPAR AMA BAŞKA BİR ŞEY YAPMAZ'
Mesleğe nasıl başladığını anlatan Ayverdi, bir akrabasının yanında zımpara yaparak işe koyulduğunu, zamanla ustalığı öğrendiğini ve bu işle geçimini sağladığını ifade ediyor. Emekli olduğunu ancak hala devam ettiğini belirten Ayverdi, "Lületaşı sadece kafa yorgunluğu yapar, başka bir şey yapmaz" diyor.

GENÇLERDEN ÇIRAK YOK, ÜZÜNTÜSÜ BÜYÜK
Ayverdi, emekliliğini lületaşı ile oyalanarak geçirdiğini ancak gençlerden hiç çırak yetişmemesinden yakınıyor. Atölyesinde kimsenin ilgilenmediğini, gelip bakan olursa öğretebileceğini, onlara bir meslek sahibi olabileceklerini söylüyor. Lületaşının yurtdışına ihraç edilebilecek, güzel paralar kazandırabilecek bir meslek olduğunu vurgulayan Ayverdi, Kütahya'da çiniciliğin nasıl para kazandırdığına dikkat çekerek, lületaşının ise sadece Eskişehir'e özgü olduğuna değiniyor. Bir hediyelik lületaşı çalışmasının yaklaşık 2 saatte tamamlandığını, ardından delme, kurutma, uç takma ve zımpara işlemlerinin yapıldığını, son olarak da balmumuyla cila yapıldığını anlatıyor.







