• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 14 Eylül 2026 04:57

Yapay ada için 22 bin tonluk beton bloklar yerleştirildi

Yapay ada için 22 bin tonluk beton bloklar yerleştirildi
Princess Elisabeth Island projesinde, 22 bin tonluk 23 beton blok denize indirildi. Yapay ada, açık deniz rüzgar santrallerinden toplanan elektriği Belçika'ya aktaracak bir enerji merkezi olarak hizmet verecek.

Hollanda'nın Vlissingen kentinde üretilen devasa beton yapılar, Kuzey Denizi'nde inşa edilen Princess Elisabeth Island adlı yapay adanın dış çeperini oluşturmak üzere tek tek suya indirildi. Bu yapılar, gelecekteki enerji merkezini dalgalara ve zorlu deniz koşullarına karşı koruyacak.

Yapay ada için 22 bin tonluk beton bloklar yerleştirildi 1

Beton blokların özellikleri ve kurulum süreci

Her biri yaklaşık 58 metre uzunluğunda, 28 metre genişliğinde ve 23 ila 32 metre yüksekliğinde olan bu 'keson' adı verilen beton yapılar, yaklaşık 22 bin ton ağırlığa sahip. Tek bir kesonun üretimi yaklaşık üç ay sürdü. Üretimi tamamlanan bu dev yapılar denize indirildikten sonra inşaat alanına taşındı ve önceden hazırlanan kaya temellerinin üzerine kontrollü bir şekilde yerleştirildi. Ardından su ve kumla doldurularak deniz tabanındaki temele oturtuldu. Bu işlem, 23 kesonun bir araya gelerek dış duvarı meydana getirmesini sağladı. Beton yapıların suya indirilmesi için 140 metre uzunluğunda özel bir yarı batabilir platform kullanıldı. Platform, devasa beton yapıları taşıdıktan sonra kontrollü bir şekilde suya gömülerek yapıların yüzdürülmesine olanak tanıdı. Projenin ilk aşaması olan bu temel çalışmalarının önemli bir bölümü, son beton yapının ağustos ayında yerine indirilmesiyle tamamlandı. Bundan sonraki aşamada yapının iç kısmının doldurulması ve elektrik altyapısının kurulmasına hazırlık yapılacak.

Yapay adanın işlevi ve maliyeti

Princess Elisabeth Island, insanların yaşayacağı bir ada olmaktan ziyade, Kuzey Denizi'nde kurulacak açık deniz rüzgar santrallerinden toplanan elektriğin karaya aktarıldığı büyük bir enerji merkezi olarak tasarlandı. Rüzgar türbinlerinden gelen elektrik denizaltı kablolarıyla adaya ulaştırılacak, burada yüksek gerilim altyapısından geçtikten sonra yine denizaltı kablolarıyla Belçika'nın elektrik şebekesine aktarılacak. Ada, gelecekte İngiltere gibi diğer ülkelerle kurulabilecek uluslararası elektrik bağlantıları için de bir merkez görevi görebilecek. Projenin maliyeti de büyüklüğü kadar dikkat çekiyor. İlk planlamalarda yaklaşık 2,2 milyar euro olarak hesaplanan maliyetin, kapsamın genişlemesi ve artan elektrik altyapısı fiyatları nedeniyle 7-8 milyar euroya kadar çıkabileceği öngörülmüştü. Maliyet artışları üzerine projede değişiklikler yapıldı ve güncel plana göre adanın inşası ile ilk iki açık deniz rüzgar santralinin bağlantısını kapsayan ilk bölümün maliyetinin 3,6 milyar euro olması bekleniyor. Adanın iç bölümünün kumla doldurulması devam ediyor. Elektrik altyapısının kurulumuna 2029'da başlanması ve projenin 2031'e doğru ilk açık deniz rüzgar bağlantılarını karşılayabilecek hale gelmesi planlanıyor.