Türkiye Cumhuriyeti topraklarını korumak için canlarını hiçe sayarak savaşmış ve bu uğurda uzuvlarını kaybetmiş tam 4 bin 700 er gazinin, aylık sadece 35 bin lira gibi komik bir rakamla geçinmeye çalıştığı ortaya çıktı. Bu kahramanlarımızın, astsubay ve subay gazilerle aynı seviyede bir maaş talepleri bulunuyor. Ancak, bu haklı talep devlete yıllık sadece 5.3 ila 7.6 milyar lira arasında bir ek maliyet getirecekken, bu rakamın kamudaki araçlar için harcanan yakıt parası ve hatta Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kısa süreli harcamalarıyla kıyaslanması, durumun vahametini gözler önüne seriyor.

GAZİLERİN HAKLI TALEBİ VE BÜTÇEYE EK YÜKÜ
Eğer er gazilerin maaşları astsubay gazilerin seviyesine (130 bin lira) yükseltilirse, devletin aylık ödemesi 164.5 milyon liradan 611 milyon liraya fırlayacak. Bu da yıllık bütçeye 5.3 milyar liralık ek bir yük getirecek. Subay gazilerin maaşı (170 bin lira) seviyesine çıkması durumunda ise yıllık ek maliyet 7.6 milyar lirayı bulacak. Bu rakamlar, kamunun 2026 yılının ilk altı ayında taşıtları için harcadığı yaklaşık 7.4 milyar liralık yakıt gideriyle neredeyse aynı. Dahası, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026'nın ilk yarısındaki 88.9 milyar liralık harcamasının yanında, gazilerin talebiyle oluşacak ek maliyet, kurumun sadece 11 ila 15.5 günlük harcamasına denk geliyor. Cumhurbaşkanlığı'nın son altı aylık 8.4 milyar liralık harcamasıyla kıyaslandığında ise, tüm er gazilerin maaşını astsubay seviyesine yükseltmenin yıllık maliyeti, Saray'ın sadece 115 günlük harcamasına eşit. Hatta NATO Zirvesi için harcanan 13 milyar TL ile bu gazilerin iki yıllık ek ödemesi karşılanabiliyor.

ANAYASAL HAKLAR VE SİYASİ VİCDAN SORUNU
Emekli Koramiral Atilla Kezek ve Emekli Albay Orkun Özeller gibi isimler, Ankara Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ziyaret ederek desteklerini dile getirdiler. Anayasa'nın 10. ve 61. maddelerinin şehit yakınları ve gazilerin korunması gerektiğini açıkça belirttiğini hatırlatan Kezek, gazilerin özlük hakları, sağlık ve istihdam alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sağlık hizmetlerinde reform yapılması, şehir hastanelerindeki fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine rapor verme yetkisi verilmesi, protez ve ortez üretiminin yaygınlaştırılması ve gazilerin bu işlemler için Ankara'ya gelme zorunluluğunun kaldırılması gibi somut talepler dile getirildi. Ayrıca, şehit aileleri ve gazilerle ilgili işlemlerin Millî Savunma Bakanlığı tarafından yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Özeller ise, komutanlık anlayışının Atatürk'ün Mehmetçik'e verdiği değere dayanması gerektiğini belirterek, eski komutanların gazilerin yanında yer almamasını eleştirdi ve 'Muharebeyi görmeyen bunu hissedemez' diyerek duruma tepki gösterdi.







