EKONOMİ
Yayınlanma : 03 Mart 2026 05:43

Üretim yerine inşaatla gelen büyüme, halkı pahalılıkla ezdi

Üretim yerine inşaatla gelen büyüme, halkı pahalılıkla ezdi
2025'te tarım %8.8 küçülürken, inşaatın ittiği GSYH %3.6 arttı. Ekonomistler, üretimsiz ve enflasyonist büyümeye dikkat çekiyor, halk pahalılıkla boğuşuyor.

2025 yılı, Türkiye ekonomisi için çelişkili verilerle dolu bir yıl oldu. Tarım sektöründeki ciddi küçülmeye rağmen, inşaat sektörünün çift haneli büyümesi sayesinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yüzde 3.6 oranında arttı. Ancak ekonomistler, bu büyümenin üretimden uzak, enflasyonist bir nitelik taşıdığına dikkat çekiyor.

teknik yapı

TARIMDA TARİHİ DÜŞÜŞ, HALK PAHALILIKLA MÜCADELE EDİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü 2025'te yüzde 8.8'lik bir küçülme yaşadı. Bu durum, hem üreticinin hem de tüketicinin geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda meyve ve sebze fiyatlarının astronomik seviyelere ulaşmasına neden oldu. Hatta birçok vatandaş, temel gıda maddelerinden tasarruf etmek zorunda kaldı. Buna rağmen, GSYH'nin 1 trilyon 596 milyar dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin 40 dolara (712 bin 200 TL) yükseldiği açıklandı. TÜİK'e göre aylık ortalama gelir 59 bin 350 lira olarak belirtildi.

SANAYİ DE DURGUN, İNŞAAT SEKTÖRÜ ÖNE ÇIKTI

Tarım sektöründeki bu olumsuz tabloya karşılık, inşaat sektörü yüzde 10.8'lik büyüme kaydederken, bilgi-iletişim sektörü de yüzde 8'lik bir artış gösterdi. Sanayi sektörü ise sadece yüzde 2.9'luk bir büyüme oranıyla beklentilerin altında kaldı. Ekonomistler ve sanayiciler, büyümenin kalitesini ve sürdürülebilirliğini sorguluyor. Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, sanayideki büyümenin genel büyüme verilerinin gerisinde kalmasının, ekonomik büyümenin kalitesi açısından önemli bir işaret olduğunu vurguladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranını yukarı taşıyacaklarını belirtirken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme verilerinin ardından Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olma yolunda ilerlediğini öngördüklerini ifade etti. Ancak bu veriler, halkın geniş kesimlerinin yaşadığı gerçek geçim sıkıntısıyla çelişiyor.