EKONOMİ
Yayınlanma : 11 Mayıs 2026 20:30

Türkiye'nin 1.7 trilyon dolarlık dev ihalelerden elenme sebebi: AB'nin gizli duvarı

Türkiye'nin 1.7 trilyon dolarlık dev ihalelerden elenme sebebi: AB'nin gizli duvarı
Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması'na (GPA) taraf olmadığı için AB başta olmak üzere 1.7 trilyon dolarlık dev kamu ihalelerinden mahrum kalıyor. Bu durum, tekstil ve diğer sektörlerde ciddi ihracat kaybına yol açıyor.

Tekstil ve hazır giyim sektörümüz, artan maliyetler ve küresel rekabetin amansız pençesinde kıvranırken, Avrupa Birliği'nin (AB) kamu alımlarına yönelik getirdiği yeni kurallar, Türkiye için adeta bir erişim engeli oluşturdu. Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması'na (GPA) taraf olmamamız, AB başta olmak üzere GPA üyesi ülkelerdeki devasa kamu ihalelerine erişimimizi ciddi şekilde kısıtlıyor. Bu durum, göz ardı edilemeyecek ekonomik kayıplara yol açıyor.

sempati mobilya

GPA KAPSAMINDA 1.7 TRİLYON DOLARLIK PİYASA

Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması (GPA), taraf ülkelerin kamu alımlarını karşılıklı olarak birbirine açmayı hedefleyen kritik bir yapı. Anlaşma kapsamında AB ve 27 üye ülkesi dahil olmak üzere toplam 49 DTÖ üyesini kapsayan 22 taraf bulunuyor. Bu anlaşmanın etki alanı ise dudak uçuklatıcı: yıllık yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık devasa bir kamu alımları pazarı. Türkiye, 1995'ten beri DTÖ üyesi olmasına rağmen GPA’ya taraf olmayıp yalnızca gözlemci statüsünde kaldığı için, bu devasa pazardan büyük ölçüde mahrum kalıyor. Türk şirketleri, bu anlaşmaya üye olmayan ülkelerde açılan kamu ihalelerine neredeyse hiç katılamıyor. Son dönemde AB, kamu alımlarında GPA üyeliği şartını daha sık gündeme getiriyor. Bu durum, öncelikli olarak Uzak Doğulu şirketlerin erişimini kısıtlamayı amaçlasa da, Türkiye gibi GPA üyesi olmayan ülkelerdeki firmalar da bu politikanın olumsuz etkilerini derinden hissediyor. Hazır giyim ve tekstilin yanı sıra demir-çelik, makine gibi pek çok ihracatçı sektörümüz de bu dezavantajlı durumdan nasibini alıyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), bu duruma dikkat çekerek Ticaret Bakanlığı'na acil eylem çağrısında bulundu. Hazırlanan bilgi notunda, üniforma, iş kıyafeti, hastane tekstili ve askeri tekstil gibi alanlardaki ihalelere erişilemediği vurgulanıyor. Sektörde yaşanan ihracat kaybı da dikkat çekici: 2022'de 21,2 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı, 2025'te 16,7 milyar dolara gerileme riski taşıyor. Çin, Bangladeş ve Mısır gibi ülkelerin rekabet avantajı ve Hindistan'ın AB ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması, Türkiye üzerindeki baskıyı artırıyor.

TEKNİK TEKSTİLLER VE YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİM RİSK ALTINDA

TGSD Başkanı Toygar Narbay, teknik tekstillerin kamu alımlarında yoğun kullanıldığına ve GPA üyeliğinin bu sektör için kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Polis, güvenlik güçleri, itfaiye, hastaneler ve diğer kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu teknik tekstil ürünlerinin kamu ihaleleriyle alındığını, ancak mevcut durumda Türk firmalarının bu ihalelere katılamadığını belirtiyor. GPA üyesi olmayan ülkelerde üretim yapan şirketlerin de dezavantajlı konuma düştüğünü ve Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim fırsatlarını kaçırdığını vurguluyor. TGSD’nin analizlerine göre, GPA üyeliği sayesinde Türk firmaları AB, ABD, Kanada ve Japonya gibi devasa kamu alımları pazarlarına doğrudan erişim sağlayabilecek, kaybedilen pazar paylarını geri kazanabilecek, teknik tekstil ve koruyucu kıyafet gibi yüksek katma değerli üretimi destekleyebilecek, ihracat artışıyla birlikte yatırım ve istihdamı güçlendirebilecek. Akademik çalışmalar da GPA üyeliğinin taraf ülkeler arasındaki ticareti önemli ölçüde artırdığını doğruluyor. Bu nedenle GPA’ya taraf olmak, Türkiye için hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük önem taşıyor.