DÜNYA
Yayınlanma : 03 Kasım 2025 10:26

Trump'tan 33 Yıl Sonra Nükleer Test Sinyali: Dünya Kaygı İçinde

Trump'tan 33 Yıl Sonra Nükleer Test Sinyali: Dünya Kaygı İçinde
ABD Başkanı Trump'ın 33 yıl aradan sonra nükleer silah testlerine yeniden başlanması talimatı, Rusya ile artan gerilim ve küresel güvenlik endişelerini tetikledi. Dünya, potansiyel bir nükleer kâbusun yeniden hortlaması riskini konuşuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 33 yıl aradan sonra nükleer silah testlerine yeniden başlanması yönündeki talimatı, küresel çapta endişe ve tartışmalara yol açtı. Gazeteci Serkan Demirtaş'ın ntv.com.tr için kaleme aldığı analizde, bu adımın uluslararası ilişkiler ve güvenlik üzerindeki potansiyel etkileri ele alınıyor.

teknik yapı

TRUMP'IN KARARI VE ULUSLARARASI TEPKİLER

Trump, 30 Ekim'de sosyal medya üzerinden yaptığı bir açıklamayla, diğer ülkelerin yürüttüğü test programları nedeniyle ABD Savaş Bakanlığı'ndan nükleer silahları test etmeye başlama emri verdiğini duyurdu. ABD en son nükleer silah testini 1992 yılında gerçekleştirmişti. Bu talimatın hayata geçirilmesi durumunda, nükleer silaha sahip diğer ülkelerin de benzer adımlar atabileceği ve Soğuk Savaş dönemindeki 'nükleer kâbusun' yeniden hortlayabileceği yönündeki kaygılar ön plana çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in sözcüsü Farhan Haq, mevcut nükleer risklerin zaten yüksek olduğunu belirterek, yanlış hesaplamalara veya felaketle sonuçlanacak tırmanmalara yol açabilecek her türlü eylemden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Haq, son 80 yılda yapılan 2 binden fazla nükleer denemenin yıkıcı mirasının unutulmaması ve yeni denemelere izin verilmemesi gerektiğini de ekledi.

RUSYA'NIN HAMLELERİ VE WASHINGTON-MOSKOVA GERİLİMİ

Trump'ın bu talimatının arkasında, Rusya ile artan gerilimin önemli bir rol oynadığı düşünülüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 26 Ekim'de yeni nükleer enerjili seyir füzesi Burevestnik'in başarıyla test edildiğini duyurmuş, bu silahı 'dünyada başka hiç kimsenin sahip olmadığı eşsiz bir silah' olarak tanımlamıştı. Putin, üç gün sonra da nükleer kapasiteli su altı insansız hava aracı Poseidon'u tanıtmıştı. Bu gelişmeler, Rusya'nın Ukrayna'daki işgal girişiminde gücünü ve kararlılığını sürdürdüğü mesajını verme amacı taşıyor. Trump, Rusya'dan gelen bu haberlere tepki göstererek, füze denemek yerine savaşı sona erdirmesi gerektiğini belirtmiş ve hemen ardından nükleer silah testleri için talimat vermişti. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 31 Ekim'de Trump-Putin zirvesinin iptal edildiğini duyurdu. Putin'in sözcüsü Dimitri Peskov ise Rusya'nın son testlerinin 'nükleer silah testi' olmadığını ancak bir ülkenin mevcut moratoryumu ihlal etmesi durumunda Rusya'nın da testlere başlayabileceğini kaydetti. Bu gelişmeler, iki ülke ilişkilerindeki gerilimin arttığı bir döneme denk geliyor.

NÜKLEER TEHDİT VE GÜÇ DENGESİ

Dünyada son nükleer silah testi 2017'de Kuzey Kore tarafından yapılmıştı. Son 25 yıldır nükleer silaha sahip ülkeler arasında herhangi bir test gerçekleştirilmedi. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana geçen süreçte, ABD liderliğindeki Batı ittifakı ve SSCB liderliğindeki Demir Perde ülkeleri, nükleer caydırıcılık ilkesine dayalı bir politika izledi. Bu dönemde yaklaşık iki bin nükleer deneme yapıldı. 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) ile küresel bir düzen oluşturulmaya çalışılsa da, ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere gibi nükleer silaha sahip ülkeler, bu antlaşmaya taraf olmalarına rağmen nükleer teknolojilerini geliştirmeye devam ettiler. 1996'da imzaya açılan Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması (CTBT) ise ABD, Çin ve Rusya gibi önemli ülkelerin onaylamaması nedeniyle yürürlüğe giremedi. Amerikan Bilimadamları Federasyonu'na göre ABD'nin nükleer başlık sayısı 3 bin 700, Uluslararası Kampanya'ya (ICAN) göre ise 5 bin 277. Rusya'nın nükleer başlık sayısı ise 5 bin 449 olarak belirtiliyor. İki ülke, dünya toplam nükleer silahının yaklaşık yüzde 90'ına sahip. Çin 600, Fransa 290 başlıkla takip ederken, İsrail'in de 90 nükleer bombaya sahip olduğu tahmin ediliyor.