• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 29 Temmuz 2026 03:41

Trump'ın vaatleri havada kaldı: ABD'den Türk hazır giyim sektörüne beklenmedik darbe

Trump'ın vaatleri havada kaldı: ABD'den Türk hazır giyim sektörüne beklenmedik darbe
ABD, 'Section 301' soruşturması kapsamında Türkiye'ye yüzde 12,5 ek gümrük vergisi getirdi. Türk hazır giyim sektörü, vergi muafiyeti beklerken bu kararla rakipleri karşısında dezavantajlı duruma düştü.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik olumlu söylemlerinin kağıt üzerinde kaldığı bir kez daha gözler önüne serildi. ABD'nin yürüttüğü 'Section 301' soruşturmasında süreç tamamlanırken, Türkiye'ye yönelik yüzde 12,5'luk ilave gümrük vergisi uygulaması kesinleşti. Bu karar, 25 Temmuz'tan itibaren yürürlüğe girerek Türk hazır giyim ve tekstil sektöründe dengeleri değiştirecek önemli sonuçları beraberinde getirdi.

BEKLENTİLER BOŞA ÇIKTI: TARİFE KONTENJANI DIŞINDA KALDIK

Soruşturmanın haziran ayındaki taslak kararında, tekstil ve hazır giyim ürünleri için bazı ülkelere vergisiz ihracat imkanı sunan tarife kontenjanı oluşturulabileceği belirtilmişti. Bu durum, Türk sektöründe Türkiye'nin de bu kapsama alınacağı yönünde bir beklenti yaratmıştı. Ancak 23 Temmuz tarihli nihai Başkanlık Memorandumu, bu beklentileri tamamen boşa çıkardı. Kararda Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya için vergi muafiyeti sağlayan kontenjanlar oluşturulurken, Hindistan yüzde 10'luk vergi dilimine tabi tutuldu. Türkiye ise bu her iki mekanizmanın da dışında bırakılarak doğrudan yüzde 12,5'luk ilave vergi yükümlülüğü altına sokuldu.

SEKTÖRÜN GELECEĞİ TEHLİKEDE: PAZAR PAYI KAYBI RİSKİ

Bu yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye'den ABD'ye ihraç edilecek tekstil ve hazır giyim ürünleri için herhangi bir kota veya muafiyet söz konusu olmayacak. Türk üreticileri, ürünleri üzerinden doğrudan yüzde 12,5'luk 'Section 301' vergisini ödemek zorunda kalacak. USTR'nin 60 ekonomi üzerinde yürüttüğü soruşturmada, Türkiye'nin 'zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklayan yeterli bir sisteme sahip olmadığı' gerekçesiyle en yüksek vergi grubunda yer alması dikkat çekici. Kamuoyuna açık kayıtlara göre, Türkiye'nin bu konuda resmi bir savunma sunmadığı veya duruşmalarda görüş bildirmeyerek süreci pasif izlediği anlaşıldı. Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD'yi alternatif bir pazar olarak gören Türk üreticileri için bu yüzde 12,5'luk ek vergi, büyük bir engel teşkil ediyor. Kaliteli üretim ve esnek tedarik zinciriyle öne çıkan Türk ihracatçısı, Bangladeş ve Kamboçya gibi düşük maliyetli ve vergi muafiyeti kazanan rakipleri karşısında ciddi bir pazar payı kaybı riskiyle karşı karşıya kalmış durumda. Bu durumun, üreticileri Mısır gibi alternatif ülkelere yönelme ve yatırım süreçlerini hızlandırmaya itebileceği de değerlendiriliyor. Uygulamanın teknik detaylarının henüz netleşmemesi ve USTR'nin hangi ürünlerin istisna kapsamında değerlendirileceğine dair düzenlemeleri yayımlaması beklenirken, sektör temsilcileri ikincil düzenlemeleri ve muafiyet ihtimallerini yakından takip ediyor.