ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı sertleşen söylemleri, özellikle savaş olasılığının gündeme gelmesiyle dikkat çekiyor. Seçim öncesi anketlerde düşüş yaşayan Trump'ın, İran'a yönelik söylemlerini daha da sertleştirdiği gözlemleniyor.

'Bombaların anası' iddiası ve gerçekler
İran'a yönelik bir askeri harekat ve hatta nükleer silah kullanılacağına dair iddialar ortaya atılsa da, Trump bu söylentileri reddederek bu tür silahlara ihtiyaç duymadığını belirtti. Trump, özellikle "bombaların anası" olarak nitelendirdiği 10 tonluk GBU-43/B bombasına sahip olduklarını vurgulamıştı. Sağcı haber sitesi Newsmax'e verdiği röportajda Trump, nükleer silah kullanma planı olmadığını ima ederken, GBU-43/B'nin nükleer olmadığını da ekledi. Trump, 1 tondan ağır bombaların İran'ın nükleer tesislerine karşı kullanılabileceğini ve daha önce bu tür silahları kullandıklarını da ifade etti. Ancak Trump'ın açıklamasında eksik kalan önemli bir nokta, bu bombalardan kaç adet olduğuydu. Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nin (CSIS) raporlarına göre, ABD'de bu bombalardan yaklaşık 10 adet bulunuyor. Daha büyük versiyonlarından ise 10 adetten az olduğu tahmin ediliyor. CSIS araştırmalarına göre, İran'ın Fordo ve Natanz nükleer tesislerine karşı 14 adet GBU-57 Massive Ordnance Penetrator tipi mühimmat kullanıldıktan sonra, ABD'nin elinde kalan ağır sığınak delici bomba sayısının tek haneli seviyelere düştüğü değerlendiriliyor. GB-43/B tipi bombalardan ise yaklaşık 10 adet kaldığı ve bu bombaların daha önce İran'ın Kazma Dağı'ndaki tesisine hasar verdiği, ancak tesisin tamamen yok edilemediği belirtiliyor. Bu tür mühimmatların yerine yenilerinin üretilip teslim edilmesinin birkaç yıl sürebileceği öngörülüyor.

Ağır silahlarda envanter kıtlığı
1 tondan daha hafif sığınak delici silahların stokları güçlü kalsa da, daha ağır silahlarda envanterde bir kıtlık yaşandığı görülüyor. Bu durum, ABD'nin önerilen 2027 savunma bütçesinde konvansiyonel sığınak delici mühimmatlar için 429 milyon dolar talep edilmesine yol açtı. Bu miktar, önceki on yıllık dönemdeki yıllık ortalama 123 milyon dolarlık bütçenin oldukça üzerinde bir artışı temsil ediyor. ABD Savunma Bakanlığı'nın "sert ve derine gömülü hedefler" (HDBT) olarak adlandırdığı noktalara yönelik geliştirilen bu silahlar, askeri terminolojide "sığınak delici" (Bunker Buster) olarak biliniyor. Hasımların en değerli varlıklarını oluşturan bu tür hedeflerin sayısı, ülkelerin ABD'nin hassas güdümlü mühimmatlarına karşı korunma arayışıyla birlikte artış gösteriyor. ABD'nin mevcut sığınak delici envanteri, farklı koşullara yanıt verebilmek üzere üç ana kategoriden oluşuyor. B83-1 ve B61-11 dışındaki mühimmatlar, hedeflerini vurmak için hassas güdüm teknolojisini kullanabiliyor. Envanterdeki sığınak delicilerin büyük bir kısmını, lazer veya GPS güdüm kitleri takılarak GBU formatına dönüştürülebilen havadan atılan bombalar (BLU) oluşturuyor. Bu bombalar, standart mühimmatlara göre daha ağır gövdelere ve daha küçük patlayıcı yüklere sahip. Irak ve Afganistan savaşları sırasında geliştirilen menzil dışı fırlatılabilen delici bomba cinslerinden yalnızca Donanma'ya ait JSOW-C sistemi günümüzde envanterde yer alıyor. Ayrıca, özel olarak tasarlanmış konvansiyonel mühimmatların dahi imha edemediği derin hedefler nedeniyle nükleer silahlar da bir seçenek olarak envanterde tutuluyor.







