DÜNYA
Yayınlanma : 01 Ekim 2025 14:55

Trump'ın Gazze planı: İsrail'e can simidi mi, yoksa gerçek bir çözüm mü?

Trump'ın Gazze planı: İsrail'e can simidi mi, yoksa gerçek bir çözüm mü?
ABD Başkanı Trump'ın sunduğu Gazze planı, İsrail'in Gazze'den çekilmesini öngörüyor. Uzmanlar planın başarı şansını %50 olarak değerlendirirken, Tony Blair'in rolü ve bölge ülkelerinin maliyet yüklenmesi gibi konular tartışılıyor.
Trump'ın Gazze planı: İsrail'e can simidi mi, yoksa gerçek bir çözüm mü?

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'ın sunduğu Gazze planı uluslararası kamuoyunda tartışılmaya başlandı. El Cezire'nin Gazze hastanelerindeki kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrail Hava Kuvvetleri'nin bu sabahın erken saatlerinden itibaren düzenlediği saldırılarda en az 17 kişi hayatını kaybetti.

teknik yapı

TRUMP'IN GAZZE PLANI VE SÜRESİ

Gazze'de insani kriz derinleşirken, ABD Başkanı Trump, Hamas'a Gazze planını incelemesi için 4 gün süre verdiğini açıkladı. Trump, bu planın savaşın hemen sona ermesi anlamına geldiğini ve sadece Gazze'yi değil, savaşın kendisini bitireceğini belirtti. Arap ve Müslüman ülkelerin bu plana yazılı olarak taahhütte bulunduğunu ifade eden Trump, bu ülkelerin Gazze'yi askerden arındırma konusundaki sözüne güvendiğini ve bunun Hamas ile diğer tüm terör örgütlerinin askeri kapasitelerini derhal devre dışı bırakmak anlamına geldiğini vurguladı. Hamas'ın da plana sıcak baktığı yönündeki duyumların iyi bir gelişme olduğunu ekledi. Trump'ın sunduğu plan, İsrail ordusunun kademeli olarak Gazze'den çekilmesini öngörüyor.

UZMAN GÖRÜŞLERİ VE PLANIN GERÇEKÇİLİĞİ

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsü Amerika Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Barın Kayaoğlu, Trump'ın sunduğu planın başarılı olma ihtimalini yüzde 50 olarak değerlendirdi. Kayaoğlu, geçmişte Biden yönetiminin ve Trump iktidara gelmeden önceki ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un ateşkes girişimlerinin başarısız olduğunu hatırlatarak, mevcut planda da benzer sorunların yaşanabileceğini belirtti. İsrail'in Gazze içindeki operasyonlarının siyasi veya askeri bir başarı getirmediğini ve Hamas'ı tamamen ortadan kaldıramadığını ifade eden Kayaoğlu, İsrailli yetkililerin, soykırımdan daha kapsamlı bir soykırım yapmadan Hamas'ı ortadan kaldıramayacaklarını görmeleri gerektiğini söyledi. Trump'ın planının İsrail'e bir 'can simidi' attığını belirten Kayaoğlu, teklifin işe yarayıp yaramayacağının en önemli faktörünün İsrail tarafının bu 'can simidi'ni kullanıp kullanmayacağına bağlı olduğunu vurguladı. Netanyahu hükümetinin koalisyonu bir arada tutma ve 'Büyük İsrail' projesini hayata geçirme çabalarının, ateşkes planının bozulmasına yol açabileceğini öngördü.

'İKİNCİ DUBAİ FİKRİ' VE TONY BLAIR'İN ROLÜ

Kayaoğlu, 'Gazze'de ikinci Dubai' fikrinin gerçekçi olmadığını, bu fikrin yapay zekâ videolarıyla yapılan tanıtımdan öteye gitmeyeceğini düşündüğünü belirtti. Bu planın operasyonel planlarının ve fizibilite çalışmalarının yapılmadığını ve Ürdün ile Mısır'ın Gazze'nin boşaltılmasına yönelik gösterdiği direncin bu fikri gündemden düşüren faktörlerden biri olduğunu ifade etti. Bölge ülkelerinin milyonlarca insanı alabilecek bir kapasitesi kalmadığını ve Suriye'deki yeniden inşa süreciyle benzer bir durumun kimseye fayda sağlamayacağını dile getirdi. "Teknokrat, apolitik Filistin komitesi" fikrinin daha önce Steve Witkoff'un ateşkes planında da gündeme geldiğini belirten Kayaoğlu, o dönemde Gazze'nin sivil yönetiminin Arap Birliği içindeki bir komiteye bırakılmasının öngörüldüğünü hatırlattı. Mevcut planda ise Trump'ın başkanlık ettiği ve Tony Blair isminin öne çıktığı bir komite önerildiğini söyledi. Blair'in Birleşik Krallık Başbakanlığı döneminde bağımsız bir Filistin devletini desteklemiş olsa da BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail aleyhine olan birçok kararı veto ettiğini belirtti. Kayaoğlu, Tony Blair isminin bu planda bir 'marka' olarak görülebileceğini ve Amerikalılar için bir perdeleme görevi görebileceğini ifade etti. ABD'nin doğrudan bir karar vermesi yerine, ABD ile yakın ilişkilere sahip bir İngiliz devlet adamının bu süreci yönetmesinin ABD'nin işine geleceğini düşündüğünü ekledi. Trump'ın mevcut planının hayata geçmesi halinde Orta Doğu ülkelerine düşecek en önemli görevin, Gazze'nin yeniden inşasının maliyetini karşılamak olabileceğini öngören Kayaoğlu, olası bir barış gücünde Türkiye'ye görev verilmesi durumunda İsrail'in bundan rahatsız olacağını belirtti. Türkiye'nin varlık göstermesini istemeyeceklerini, bunun 'Türkiye Hamas'ı askeri olarak destekliyor' gibi elle tutulamayacak bir argümanla yapılabileceğini ve bu durumun ABD kamuoyu ve devleti nezdinde Türkiye aleyhine kullanılabileceğini sözlerine ekledi.