Tarih sahnesinde benzersiz bir yere sahip olan Hangul alfabesi, sadece tek bir kişinin, Kore Kralı Sejong'un 1443 yılındaki dehasıyla vücut buldu. Diğer tüm büyük alfabelerden farklı olarak, her bir harfin tasarımının ardındaki mantık, resmi belgelerle kanıtlanmış ve titizlikle korunmuş durumda.

HALKIN OKURYAZARLIK SORUNUNA DEHA DOLU ÇÖZÜM
Kral Sejong, dönemin Çin hiyerogliflerinin Kore dil yapısına uymadığını ve halkın büyük çoğunluğunun okuma yazmadan uzak kaldığını gözlemledi. Bu duruma bir son vermek amacıyla, 1443 yılında bizzat kendi tasarladığı Hangul alfabesini hayata geçirdi. Amacı, toplumun her kesiminden insanın birkaç gün içinde öğrenebileceği kadar basit ve etkili bir yazı sistemi oluşturmaktı. Dilbilimcilerin 'özellik yazısı' olarak tanımladığı bu sistemde, ünsüz harfler ses tellerinin ve ağız hareketlerinin fiziksel taklidini yaparken, ünlüler ise Cennet, Dünya ve İnsan gibi kozmolojik unsurların birleşiminden ilham alıyor.
ARİSTOKRAT DİRENCİ VE ULUSAL KİMLİK SEMBOLÜ
Ancak bu devrimci yazı sistemi, Çin kültürüne bağlılıklarını 'barbarlık' olarak gördükleri her türlü yeniliğe karşı çıkan aristokratların yoğun direnişiyle karşılaştı. Hangul, yaklaşık 450 yıl boyunca resmiyetten uzak tutuldu. Ancak 1894'teki idari reformlar sayesinde nihayet devlet statüsü kazanabildi. Japon işgali altındaki zorlu yıllarda ulusal kimliğin ve direnişin sembolü haline gelen Hangul, 1945'te hem Kuzey hem de Güney Kore'nin resmi yazısı olarak kabul edildi. Alfabenin temel mantığını açıklayan orijinal tarihi belge ise 1940'ta bulunarak 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.







