Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi gündeminde uzun süredir yer alan Net Hata ve Noksan (NHN) kaleminde önemli bir revizyona imza attı. Merkezin Güncesi'nde yayımlanan analizler, bu kalemin önemli bir bölümünün finans hesabındaki ölçüm ve kayıt farklılıklarından kaynaklandığını ortaya koydu.
NHN rakamları yeniden hesaplandı
TCMB'nin Haziran 2026 Ödemeler Dengesi verileri çerçevesinde yaptığı üç farklı revizyon sonucunda, Ocak 2014-Mayıs 2026 dönemini kapsayan birikimli Net Hata ve Noksan tutarı -34,3 milyar dolardan -14,5 milyar dolara indirildi. Özellikle 2023-2026 döneminde yaşanan değişim dikkat çekici. Revizyon öncesinde -57,8 milyar dolar olan negatif NHN, yeni hesaplamalarla -23,5 milyar dolara çekildi. Bu durum, son dönemdeki negatif birikimin yarısından fazlasının kaynağının tespit edilerek Finans Hesabı'na aktarıldığını gösteriyor.
Analistler revizyonun önemini vurguluyor
Ekonomist Deniz Eresen, TCMB'nin bu çalışmasının, Net Hata ve Noksan üzerinden yapılan bazı yorumların yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini belirtti. Eresen'e göre rakamın sadece "düzeltilmiş" olması değil, Türkiye'nin dış dengelerine dair daha net bir fotoğraf sunması önem taşıyor. "Hata" kelimesinin yanlış anlaşıldığını ve NHN'nin tek başına kaynağı bilinmeyen para hareketleri anlamına gelmediğini vurgulayan Eresen, ödeme dengesinin karmaşık yapısı nedeniyle veri kaynakları arasındaki farklılıkların NHN'ye yansıyabildiğini ifade etti.
Yeni hesaplama yöntemleri devreye girdi
Revizyonların ilk ayağını Türkiye'deki gerçek kişilerin yurt dışı mevduatlarının hesaplanması oluşturdu. TCMB, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerinin yanı sıra SWIFT verilerini de kullanarak bu hareketleri daha doğru ölçmeye başladı. Bu değişiklik, Ocak 2023-Mayıs 2026 döneminde NHN üzerinde -13,3 milyar dolarlık bir etki yarattı. İkinci önemli revizyon ise swap, forward ve opsiyon gibi finansal türev işlemlerini kapsıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu ve BDDK verilerine dayanan yeni bir hesaplama altyapısıyla bu işlemler yeniden hesaplandı ve 2014 yılından bu yana 6,5 milyar dolarlık net zarar olarak yansıdı. Üçüncü revizyonda ise bankacılık sistemine girip çıkan döviz banknotlarının tamamının dış ekonomik işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiği prensibi benimsendi. Vatandaşların sistem dışında tuttukları dövizi bankaya yatırması veya çekmesinin her zaman yeni bir döviz girişi anlamına gelmediği belirtildi.








