Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son dönemdeki jeopolitik gelişmelerin küresel ekonomiye etkileri ve enflasyonist baskılar hakkında kritik bir rapor yayımladı. Şubat ayı sonunda tırmanan savaş ve çatışmaların küresel belirsizliği zirveye taşıdığı belirtilen raporda, bu durumun enerji arzı ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açtığı vurgulandı. Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sert dalgalanmaların, dış ticaret ortaklarının büyüme beklentilerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Küresel ölçekte yaşanan bu "arz şoku"nun enflasyon beklentilerini bozma potansiyeli taşıdığına dikkat çekildi.
Yurt İçi Fiyat İstikrarına Baskı Artıyor
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, yurt içi fiyat istikrarı üzerindeki baskılara odaklandı. Şubat ayında yıllık bazda %31,53'e yükselen enflasyonda, özellikle gıda ve enerji gruplarının lokomotif rol oynadığı belirtildi. Hizmet enflasyonunun %40 seviyelerine ulaşarak haberleşme ve eğitimdeki artışlarla ataletini koruduğu, Ramazan ayı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yükselişin Mart itibarıyla sınırlı bir hız kesme sinyali verdiği ifade edildi. Sanayide dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki %4,47'lik artışın ise maliyet baskısının devam ettiğinin bir kanıtı olduğu kaydedildi.
Para Politikası ve Cari Açık Görünümü
TCMB, jeopolitik risklerin maliyet kanalıyla yaratacağı enflasyonist baskıyı sınırlamak adına "ihtiyatlı" duruşunu sürdüreceğini belirtti. Politika faizinin %37 seviyesinde sabit tutulduğu ve likidite yönetiminin etkin kullanılacağı vurgulandı. Özellikle 2 Mart itibarıyla ara verilen repo ihaleleriyle fonlama maliyetinin %40 seviyesinde oluşması sağlandı. Öte yandan, yapılan yöntem değişikliği ve revizyonlar sonrasında 2025 yılı cari açık beklentisinin 30,1 milyar dolara yükseldiği açıklandı. Altın ithalatının 12 aylık birikimli olarak 23,4 milyar dolara ulaşması dikkat çekerken, Mart ayından itibaren savaşın cari denge üzerindeki olumsuz yansımalarının daha net hissedileceği öngörüldü. Kurul, orta vadeli %5 enflasyon hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini ve enflasyon görünümünde "belirgin ve kalıcı" bir bozulma olması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceği mesajını net bir şekilde verdi.








