Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık ve diğer finansal piyasalarla etkileşimini yakından izlediklerini belirterek, “Fiyat istikrarı ve finansal istikrar birbirini tamamlayan iki unsurdur. Bu çerçevede finansal piyasalarda yaşanan bu gelişmeleri dikkate alarak likidite imkanlarını gözden geçirdik” dedi. TÜGİAD Ankara ve TCMB iş birliğiyle düzenlenen Ekonomi Buluşması'nda konuşan Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

Fiyat istikrarı ve dezenflasyon
Karahan, arz yönlü şokların enflasyon görünümünü sınırladığını ancak sıkı para politikasının iç talepteki yavaşlamayla dezenflasyonu desteklediğini ifade etti. Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşlarını koruduklarını belirten Karahan, “Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşumuzu koruyoruz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın enflasyonu olumsuz etkilediğini ancak eşel mobil sisteminin akaryakıt fiyatlarındaki artışı dengelediğini kaydetti. Karahan, politika adımları sayesinde enflasyonun Mayıs ayından sonra gerilemeye başladığını ancak enerji fiyatlarındaki artışın bu gerilemeyi yavaşlattığını söyledi. Ekim ayında yıllık enflasyonun yataya yakın seyrettiğini, ancak enerji ve işlenmemiş gıda dışı göstergelerde gerilemenin sürdüğünü belirtti.
Finansal piyasalar ve likidite
Karahan, enerji dışındaki ana gruplarda yıllık enflasyonun geçen yılın altında seyrettiğini ve ana eğilimin dezenflasyonun devam edeceğine işaret ettiğini aktardı. Enerji enflasyonunun savaş etkisiyle yükseldiğini, ancak hizmet enflasyonunda kira ataletindeki azalmanın gerilemeyi desteklediğini söyledi. Gıda enflasyonunun tarımsal üretimdeki toparlanmayla gerilediğini ancak iklim koşullarına bağlı olarak oynaklığın devam edebileceğini ekledi. Hanehalkı beklentilerinde henüz öngörülen iyileşmenin sağlanmadığını ve bunun dezenflasyon açısından risk oluşturduğunu dile getiren Karahan, fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık ve diğer finansal piyasalarla etkileşimini yakından takip ettiklerini belirtti. Likidite imkanlarını gözden geçirdiklerini, repo ihaleleriyle fonlama miktarını artırdıklarını, bankalar arası para piyasasında limitleri güncellediklerini ve zorunlu karşılık uygulamasında değişiklik yaptıklarını söyledi. Özel sektör tahvil piyasasındaki riskleri önlemek adına tahvil itfasına yönelik kredileri büyüme sınırından muaf tuttuklarını ifade eden Karahan, “Bundan sonra da finansal istikrar ve likidite koşullarını yakından takip etmeye devam ederek gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri proaktif bir şekilde alacağız” dedi. Türk lirası mevduatın arttığını ve toplam mevduat içindeki payının yüzde 60’ın üzerine çıktığını kaydetti. Brüt rezervlerin ise 27 Şubat’taki 210 milyar dolardan 30 Ekim itibarıyla 158 milyar dolara gerilediğini bildirdi. Karahan, dezenflasyon konusundaki kazanımların devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.








