Bilim dünyası, aktif olarak zehir enjekte eden bir kuş türünün bulunmadığını belirtse de, bazı kuş türlerinin derilerinde ve tüylerinde siyanürden bile daha güçlü toksinler taşıdığı kanıtlanmıştır. Bu durum, 'heteroaglandüler toksisite' olarak adlandırılıyor ve kuşların beslendikleri zehirli böcek ve bitkilerdeki maddeleri vücutlarında bir savunma mekanizması olarak biriktirmelerinden kaynaklanıyor.
EN ÖLÜMCÜL TOKSİNLERİ BARINDIRAN KUŞ TÜRLERİ
Papua Yeni Gine'ye özgü Kara Başlı Pitohui (Pitohui dichrous), siyanürden daha güçlü ve felce yol açan batrakotoksin maddesini barındırıyor. Bu zehri, Choresine cinsi zehirli böcekleri yiyerek vücudunda biriktiren bu ötücü kuşun panzehiri bulunmuyor. Benzer şekilde, Yeni Gine yağmur ormanlarında yaşayan İfrita (İfrita kowaldi) türü de derisinde ve tüylerinde yoğun batrakotoksin depolarken, en yüksek zehir konsantrasyonu kuşun karın, göğüs ve bacaklarındaki dış tüylerinde ölçülüyor. Avrupa bıldırcını (Coturnix coturnix) ise göç döneminde baldıran otu tohumları yediğinde zehirli hale gelerek, etinin tüketilmesi halinde insanlarda böbrek yetmezliğine yol açan koturnizm zehirlenmesine neden olabiliyor. Afrika'da yaşayan Mahmuzlu Kaz (Plectropterus gambensis) ise kantaridin maddesi içeren kabarcık böcekleriyle beslenerek dokularında biriken ve sadece 10 miligramı bir insanı öldürmeye yetecek kadar güçlü bir toksin barındırıyor.
SAVUNMA AMAÇLI TOKSİN TAŞIYAN DİĞER TÜRLER
Hüdhüd / Çavuş Kuşu (Upupa epops) ölümcül zehir taşımamasına rağmen, dişileri yuvalarını korumak için çürümüş et kokulu bir sıvı üretiyor. Cilde temas ettiğinde şiddetli tahrişe, mide bulantısına ve kusmaya yol açan bu sıvı, tehlikeli olabiliyor. Avustralya'nın güneybatısında yaşayan Bronz Kanatlı Güvercinler, floroasetat içeren bitkileri yiyerek fare zehri bileşeni biriktiriyor ve etleri memeliler ile insanlar için ölümcül kramplara neden olabiliyor. Meksika'nın yüksek kesimlerinde yaşayan Kırmızı Yanaklı Saka Kuşu (Cardellina rubra), zehirli porsuk ağacı meyveleriyle beslenerek bünyesinde iki farklı nörotoksik alkaloid taşıyor ve insan tüketimine kesinlikle uygun değil. Son olarak, Kuzey Amerika'da yaşayan Amerikan Sakası (Bonasa umbellus), kış aylarında dağ defnesi yapraklarını yiyerek vücudunda grayanotoksin biriktiriyor ve etini yiyen avcılarda uyuşma, felç ve görme bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.








