• satrroıad dörüm
EKONOMİ
Yayınlanma : 26 Haziran 2026 02:11

Şirketlerde çok pazarlı büyüme krizi: Yönetim sorunları baş gösteriyor

Şirketlerde çok pazarlı büyüme krizi: Yönetim sorunları baş gösteriyor
Şirketlerde çok pazarlı büyüme stratejileri, yönetim sorunlarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, kurumsal parçalanma riskine dikkat çekiyor ve sürdürülebilir yönetim mimarisinin önemini vurguluyor.

Küresel ölçekte büyüme hedefleyen teknoloji, mobilite ve üretim şirketleri, son yıllarda benzer bir strateji izleyerek aynı anda birden fazla pazara açılmayı tercih ediyor.

sempati mobilya

Şirketlerde çok pazarlı büyüme krizi: Yönetim sorunları baş gösteriyor 1

YENİ PAZARLARA AÇILMAK VE KOORDİNASYON SORUNLARI

Yatırım destekli büyüme modellerinin agresif coğrafi genişleme ile birleşmesi, uzun süredir başarı göstergesi olarak kabul ediliyor. Ancak, yönetim bilimleri alanında yapılan yeni analizler, bu hızlı yayılmanın şirketlerin iç yapısında ciddi koordinasyon sorunlarına yol açtığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu problemin yalnızca operasyonel yoğunlukla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda farklı ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin ortak karar alma refleksinin zayıfladığını belirtiyor.

KURUMSAL PARÇALANMA RİSKİ

Merkez ofis ile saha arasındaki stratejik uyumun aşındığı durumlarda, ekipler birbirinden kopuk hareket etmeye başlıyor. Bu bağlamda, strateji ve iş geliştirme uzmanı İrem Eribol, hızlı ölçeklenen organizasyonlarda bu tür bir kırılmanın erken aşamada fark edilmediğini vurguluyor. Eribol, “Şirketler büyüme hızına odaklanırken örgütsel dayanıklılığı göz ardı edebiliyor,” diyor. Bu durum, kurumsal parçalanma riskini artırarak, şirket içindeki öncelik sistemini olumsuz etkiliyor. Yeni bir pazara giriş, şirket içinde yeni bir öncelik sistemi yaratıyor. Eribol, “Her ekip, kendi operasyonel gerçekliklerine göre karar almaya başlıyor. Bu kısa vadede verimli görünse de, orta vadede şirketin ortak yön duygusunu zayıflatıyor,” ifadelerini kullanıyor. Özellikle teknoloji şirketlerinde, merkez ekiplerin tüm operasyonlara hakim kalması zorlaşıyor ve sonuç olarak, birbirinden farklı önceliklerle çalışan mini organizasyonlar ortaya çıkıyor. Büyüme stratejisi kadar yönetim mimarisinin de önemine değinen Eribol, “Yeni pazarlara açılmak heyecan verici bir karar. Ancak büyümenin sürdürülebilir olması için karar alma mekanizmasının da ölçeklenmesi gerekiyor. Aksi takdirde, şirket fiziksel olarak büyürken yönetimsel olarak parçalanıyor,” diyor. İletişim akışının zayıflamasının yalnızca startup’larda değil, büyük ölçekli şirketlerde de görüldüğünü belirten Eribol, yatırımcıların önümüzdeki dönemde büyüme hızına değil, karar mekanizmasının işleyişine dikkat edeceğini ifade ediyor.