Şili'deki Atacama Çölü'nde, yıllarca biriken dev maden lastikleri çevresel sorunlar yaratıyordu. Çapları 4 metreye kadar ulaşan bu lastikler, kullanım süreleri dolduğunda geri dönüşümü mümkün olmuyordu. Ancak yeni teknolojiler ve yasal düzenlemeler sayesinde bu sorun çözüme kavuşmaya başladı.
Geri dönüşüm yasaları devreye girdi
Şili'nin dev bakır madeni Chuquicamata'da, Codelco'ya ait 16 binden fazla kullanılmış lastik bulunmaktaydı. Geçmişte bu lastiklerin geri dönüşümü oldukça zor olduğundan, en yaygın yöntemleri geniş arazilere yığmak veya toprağa gömmekti. Ancak, yeni düzenlemelerle birlikte atık yönetimi konusunda önemli adımlar atılmaya başlandı. Şili'deki REP Yasası, üreticileri atıkların yönetiminden sorumlu tutarak önemli bir değişim sağladı. 2026 yılında kullanılmış lastiklerin geri dönüşümüne başlayan ilk şirketlerden biri olarak, Chuquicamata'dan çıkarılan 47,5 tonluk lastik grubu başarıyla geri dönüştürüldü.
Yeni tesisler ve dönüşüm süreci
Antofagasta kentinde 2025 yılında faaliyete geçecek özel bir tesis, dev maden lastiklerinin geri dönüşümünü hedefliyor. Michelin'in tesisinin, her yıl 63 inçlik 2.200 dev lastiği işleyebilme kapasitesine sahip olması bekleniyor. Lastikler kesildikten sonra kauçuk parçacıklarına dönüştürülüp mikronize kauçuk tozu haline getirilecek. Bu malzeme, çeşitli sektörlerde hammadde olarak kullanılacak. Sonuç olarak, atık durumundaki dev lastikler, şimdi ekonomik değeri olan bir kaynağa dönüşüyor. Şili'nin geri dönüşüm hedefleri, madencilik şirketlerini yeni çözümler üretmeye teşvik ediyor ve bu durum yeni iş fırsatları yaratıyor. Çölde yıllarca bekleyen bu lastiklerin hikâyesi, çevre sorunlarının ekonomik fırsatlara dönüştürülebileceğini göstermektedir.









