Türkiye'nin yüksek politika faizi, yabancı yatırımcıları cazip döviz türev ürünleri ve para piyasası fonlarına yaklaşık 75 milyar dolar yönlendirdi. Bu durum, "carry trade" olarak bilinen, düşük maliyetle borçlanıp yüksek getiri sağlayan pazarlara yapılan yatırımlardan kaynaklanıyor.
Piyasa hacmindeki artış endişe yaratıyor
Yerli tasarruf sahiplerinin benzer yatırımlarıyla birleştiğinde, kısa vadeli varlıklardaki toplam para hacmi ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Yetkililer, geçmişte yaşanan ve yatırımcıların topluca TL varlıklarını satarak otoriteleri milyarlarca dolar harcamaya ve faiz artırmaya zorladığı senaryoların tekrarlanmasından kaçınmak istiyor. Bu bağlamda, para piyasası fonlarının getirilerine vergi uygulanması değerlendiriliyor. Finansal analiz platformu Fon Turkey'e göre bu fonlarda yaklaşık 62 milyar dolarlık yatırım bulunuyor.
Vergi planı ve olası etkileri
Planlanan vergi kesintisi, bireysel tasarruf sahiplerinden ziyade kârları vergilendirilmeyen yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıları hedefliyor. QNB Türkiye Başekonomisti Erkin Işık, bu teklifin "hızlı sermaye çıkışlarını sınırlamayı ve kur oynaklığı riskini önlemeyi amaçladığını" ifade etti. Vergi planı, kısa vadeli araçların cazibesini azaltarak parayı daha kalıcı, uzun vadeli varlıklara yönlendirmeyi amaçlıyor. Goldman Sachs stratejisti Kamakshya Trivedi, Türkiye'nin döviz rezervlerini destekleyen ve lirayı güçlendiren bu carry akışlarına dikkat çekerek, ekonominin bu süreçte dikkatli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.








