KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma : 22 Eylül 2025 12:06

Sarıhacılar köyü camisi: Tarihi eserler üç yıldır iade edilmiyor

Sarıhacılar köyü camisi: Tarihi eserler üç yıldır iade edilmiyor
Antalya'nın Sarıhacılar köyündeki tarihi caminin restorasyonunun ardından, üç yıldır emanet olarak alınan tarihi eserler camiye iade edilmedi. Köylüler, yetkililerden bu eserlerin bir an önce geri verilmesini talep ediyor.
Sarıhacılar köyü camisi: Tarihi eserler üç yıldır iade edilmiyor

Antalya'nın Sarıhacılar köyünde bulunan, yaklaşık 600 yıllık tarihi caminin restorasyonunun tamamlanmasının üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, restorasyon öncesinde emanet alınan tarihi eserler hala camiye iade edilmedi.

teknik yapı

RESTORASYON SONRASI BEKLEYİŞ

2019 yılında başlayan ve 2022 yılında tamamlanan restorasyon çalışmaları sırasında, camide bulunan Sakal-ı Şerif, sancak, Kabe örtüsü ve diğer teberrukat eşyaları, Side Müze Müdürlüğü ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından emanet olarak alındı. Ancak, Sakal-ı Şerif dışında diğer eserler camiye geri getirilmedi.

VALİ ŞAHİN'İN ZİYARETİ VE SÖZLERİ

Antalya Valisi Hulusi Şahin, 20 Mart 2025'te köyü ziyaret ederek durumu yerinde inceledi. Vali Şahin, sancak ve Kabe örtüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, ancak diğer eserlerin iadesinde bir engel olmadığını belirterek sürecin hızlandırılacağını söyledi. Köy halkı ise, restorasyonun tamamlanmasına rağmen caminin tarihi eserler olmadan eksik kaldığını ve atalarından yadigar bu eşyaların geri verilmesini istediklerini dile getirdi.

BÜROKRATİK ENGEL VE BEKLENTİ

Sarıhacılar Köyü Kültür ve Turizm Dayanışma Derneği İstanbul Şube Başkanı Mehmet Orhan Can ve Sarıhacılar platformu İzmir sorumlusu Fatma Genç, yetkililerden konuya müdahale ederek tarihi eserlerin camiye iadesini sağlamalarını talep etti. Aradan geçen altı aya rağmen herhangi bir gelişme yaşanmadığını ve bürokratik engellerin aşılamamasından duydukları üzüntüyü dile getirdiler. Tarihi caminin aydınlatma sisteminin 1800'lerden kalma özel bir mekanizmaya sahip olduğunu ve bu sistemin de eserlerin yokluğunda eksik kaldığını belirttiler.