Dünya üzerindeki kara parçalarıyla sınırlı olmayan ve sınırları yalnızca okyanus akıntılarıyla belirlenen tek su kütlesi olan Sargasso Denizi, bilimsel araştırmaların odak noktası olmaya devam ediyor.
BİYOKÜTLE ARTIŞI VE ANTROPOJENİK ETKİLER
Son dönemde yaşanan biyokütle artışı, bu denizin önemini artırdı. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan güncel araştırmalara göre, su yüzeyinde serbestçe yüzen Sargassum miktarı 38 milyon ton ile rekor seviyeye ulaştı. Bilim insanları, bu artışın nedenlerini ekvatoral rüzgarların okyanus tabanındaki fosforu yüzeye taşıması ve bakterilerin azotu tutarak yosunlar için zengin bir besin ortamı yaratması ile açıklıyor.
EKOSİSTEMİN KRİTİK ÜREME ALANI
Kökleri okyanus tabanına bağlı olmadan su yüzeyinde yaşayabilen bu özel alg türü, Sargasso Denizi'ni açık deniz ekosisteminin en kritik üreme ve beslenme alanlarından biri haline getiriyor. Bu bölgede yalnızca 10 endemik canlı türü değil, aynı zamanda deniz kaplumbağaları, deniz kuşları, balinalar ve nesli tehlike altındaki iki yılan balığı türünün dünyadaki tek yumurtlama alanı bulunuyor.
PLASTİK KİRLİLİĞİ TEHDİDİ
Ancak Sargasso Denizi'ni çevreleyen dört büyük okyanus akıntısı, günümüzde farklı bir çevresel soruna zemin hazırlıyor. Atmosferik basınç değişimlerine bağlı olarak sınırları mevsimsel olarak genişleyip daralan bu dairesel akıntı sistemi, okyanusa karışan plastik atıkları merkezine çekiyor. Bu durum, kıyısı olmayan denizin aynı zamanda küresel plastik kirliliğinin en yoğun kümelendiği alanlardan birine dönüşmesine yol açıyor.







