GÜNDEM
Yayınlanma : 14 Kasım 2025 22:32

Saraybosna kabusu: Çocukları hedef alan yabancı keskin nişancıların 'safari'si şok ediyor!

Saraybosna kabusu: Çocukları hedef alan yabancı keskin nişancıların 'safari'si şok ediyor!
Saraybosna Kuşatması'nda çocukları hedef alan yabancı keskin nişancıların 'insan avı'na çıktığına dair şok edici iddialar ortaya atıldı. İtalya'da bu konuda soruşturma başlatıldı.

Bosna Savaşı sırasında Saraybosna kuşatması altında hayatını kaybeden çocukların ailelerini temsil eden derneğin başkanı Fikret Grabovica, savaşın en karanlık günlerinde yaşanan akıl almaz bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Grabovica, şehirde keskin nişancı tüfekleriyle 'insan avı' yapan yabancıların arasında, daha önce hiç akla gelmeyecek kadar tanınmış simaların da bulunduğunu iddia ederek, 'Aileler olarak evlatlarımızın bu şekilde katledilmesine zaten büyük üzüntü duyuyorduk, ancak bu eylemi gerçekleştirmek için gelenlerin kimlikleri bizi daha da derinden sarstı' dedi.

sempati mobilya

'SARAYEVO SAFARİ' BELGESELİYLE ORTAYA ÇIKAN GERÇEK

Grabovica, İtalya'nın Milano Savcılığı'nın, Bosna Savaşı sırasında Saraybosna'ya gelerek sivillere yönelik saldırılarda bulunan İtalyan vatandaşlarını belirlemek amacıyla başlattığı soruşturmaya dikkat çekti. Bu korkunç olayın kendilerine ilk olarak 4-5 yıl kadar önce, 'Sarajevo Safari' adlı belgesel sayesinde ulaştığını anlatan Grabovica, 'O dönemde bu vahşetin boyutunu tam olarak idrak edememiştik. Ancak savaş sırasında, kuşatma altındaki bir şehirde yaşayan masum insanlara, özellikle de çocuklara ateş edenlerin bazılarının oldukça bilinen şahsiyetler olması, olayın vahametini gözler önüne seriyor' diye konuştu.

ÇOCUK KURBANLARIN DEĞERİ VE KORKUNÇ ZİHNİYET

Grabovica, çocuk kurbanların hedef alınmasının ardındaki sapkın mantığı da dile getirerek, 'Bu cani zihinler, çocuklara biçilen bedelin, diğer sivillere göre çok daha yüksek olduğunu düşünüyordu. Onların çarpık mantığına göre, 'Bir çocuğu öldürürsem, aynı zamanda annesini de yok etmiş olurum' düşüncesi hakimdi' dedi. 1993 ve 1994 yıllarında bu tür trajedilerin yaşandığını ancak o zamanlar bu durumun farkında olmadıklarını belirten Grabovica, Milano'daki soruşturmanın aydınlatıcı sonuçlar vermesini umduklarını sözlerine ekledi.