Türkiye'nin sanayi çarkları hızlandıkça, lojistik hacmi ve kimyasal madde kullanımı rekor seviyelere ulaşıyor. Ancak bu büyüyen pasta, beraberinde göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir risk taşıyor: Tehlikeli maddelerin yönetimi.

DENETİM BOŞLUKLARI BÜYÜYEN RİSKLERİ TETİKLİYOR
Kimya mühendisi Seyit Erdem Türkmen'in de altını çizdiği gibi, denetim mekanizmalarındaki yetersizlikler ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki mevzuata uyum sorunları, potansiyel tehlikeleri tetikliyor. Sektördeki hızlı büyüme ve artan üretim kapasitesi, bu zayıf halkaları daha da görünür hale getiriyor. Türkmen'e göre, tehlikeli maddeler yalnızca üretim anında değil, yaşam döngüsünün her aşamasında sıkı bir kontrol altında olmalı. Aksi takdirde, zincirin en zayıf noktasında büyük bir kırılma yaşanabilir.
ULUSLARARASI STANDARTLAR İÇ PAZAR İÇİN DE ŞART
Uluslararası taşımacılıkta uygulanan yüksek standartların iç pazarda yeterince benimsenmemesi de önemli bir sorun teşkil ediyor. Uzmanlar, global normlara uyumun sadece ihracat yapan firmalar için değil, tüm yerel işletmeler için kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu vurguluyor. Tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı alanında 500'den fazla firmaya hizmet veren Türkmen, firmaların süreçlerinin oluşturulmasının yanı sıra eğitim ve denetimlerin de kritik önem taşıdığını belirtiyor. "Farkındalık artmazsa riskler sistematik hale gelir" diyen Türkmen, çalışan eğitimlerinin sadece teorik değil, uygulamalı olması gerektiğini ve düzenli saha eğitimleri ile kriz senaryolarının tatbikatlarla güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. TMGD TR Mühendislik'in kurucu ortağı olarak elde ettikleri deneyimler, sahadaki eksiklikleri net bir şekilde ortaya koyuyor.







