GÜNDEM
Yayınlanma : 04 Ekim 2025 22:07

Sağlık çalışanlarından Gazze'ye destek yürüyüşü: 'Soykırım kelimesi bile artık yeterli gelmiyor'

Sağlık çalışanlarından Gazze'ye destek yürüyüşü: 'Soykırım kelimesi bile artık yeterli gelmiyor'
Kayseri'deki sağlık çalışanları, Gazze'deki soykırım ve ablukayı protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Dr. İsa Üzüm, 'soykırım kelimesi bile artık yeterli gelmiyor' diyerek Gazze'deki vahşete dikkat çekti.
Sağlık çalışanlarından Gazze'ye destek yürüyüşü: 'Soykırım kelimesi bile artık yeterli gelmiyor'

Kayseri'de görev yapan sağlık çalışanları, Gazze'de yaşanan soykırım ve abluka protesto etmek amacıyla önlüklerini giyerek bir yürüyüş gerçekleştirdi.

teknik yapı

GAZZE'DE YAŞANAN TRAJEDİ

Seyyid Burhaneddin Türbesi'nden başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı'nda sona erdi. Grup adına açıklama yapan Dr. İsa Üzüm, Gazze'deki durumun kelimelerle ifade edilemeyecek kadar vahim olduğunu belirtti. Üzüm, "Bunun adına ne demeliyiz; savaş, katliam, işkence, haydutluk, canilik, ikiyüzlülük, hainlik, soykırım kelimesi bile artık yeterli gelmiyor." ifadelerini kullandı. Gazze'de yaşayan ailelerin, çocukların korku dolu gözlerle yaşadığı, patlama seslerinin kulaklarda çınladığı bir ortamın hakim olduğunu vurguladı. Aylardır uykusuz ve yorgun bir Gazze olduğunu, çocukların okula başlayamadığını, okul çantaları ve defter kitaplarının olmadığını söyledi. Teneffüs zilinin yerini siren ve bomba seslerinin aldığını, derslerin boş geçtiğini ve karne alamadıklarını dile getirdi. Gazze'de çocuk olmanın, her gün bombalamayla katledilenlerden biri olup olmayacağını düşünmek anlamına geldiğini belirtti. Annelerinin sedyede yatarken ona sarılan çocuklar, uzuvlarını kaybetme korkusu yaşayanlar, 'doktor amca bacağım bir daha çıkar mı' diye soranlar ve on binlerce yetim veya öksüz çocuktan biri olma endişesi taşıyanlar olduğunu anlattı. Şanslı olanların ebeveynleri tarafından kefenlenebildiğini, aksi takdirde poşetler içinde gömülmeyi beklediklerini söyledi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ VİCDANİ SORUMLULUĞU

Dr. Üzüm, sağlık çalışanları olarak kalplerindeki merhamet ve vicdanlarındaki sorumlulukla bu yürüyüşü gerçekleştirdiklerini ifade etti. Gazze'de yaşanan vahşet, zulüm ve soykırım karşısında zalimden merhamet, işgalciden güzellik, katilden güven beklenemeyeceğini söyledi. Dünyanın dört bir yanında yapılan vicdan yürüyüşlerinin, insanlığın onuru, adaletin sesi ve vicdanın direnişi olduğunu vurguladı. Ak ile karanın artık net bir şekilde ortaya çıktığını ve Gazze'ye yardım etmenin küresel insani vicdanın temsili haline geldiğini belirtti. Bu toprakların evlatları olarak, İslam'dan aldıkları izzetle dünyaya adaletle hükmetmiş ecdadın mirasıyla, nerede bir mazlum görse kol kanat gereceklerini söyledi. Bayrağa uzanan kirli ellere Çanakkale'de olduğu gibi karşı duracaklarını, bir zamanlar Anadolu toprağı olan Gazze'nin direnişini ve çırpınışını görmezden gelemeyeceklerini vurguladı. Çin'in Doğu Türkistan'daki asimilasyon çabalarına ve orada yaşanan çaresizliğe de gözlerini kapatmayacaklarını ifade etti. Zulmün nerede ve kime karşı olursa olsun karşısında olmak, mazlumun ise her daim yanında olmanın imanlarının ve ahlaki miraslarının bir gereği olduğunu dile getirdi.

OLAYSIZ DAĞILMA

Konuşmanın ardından grup, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan dağıldı.