SPOR
Yayınlanma : 29 Ekim 2025 12:51

Saffet Akyüz uyardı: Bahis skandalı alt liglere sıçrayabilir

Saffet Akyüz uyardı: Bahis skandalı alt liglere sıçrayabilir
TPFD Başkanı Saffet Akyüz, bahis olayının alt liglere sıçrayabileceği uyarısında bulundu. Akyüz, hakemlerin yanı sıra kulüp başkanları, yöneticiler, futbolcular ve antrenörlerin de işin içinde olabileceğini belirterek, TFF yapısının değişme

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) Başkanı Saffet Akyüz, bahis olayının Türk futbolunda daha da derinleşmesi durumunda özellikle alt liglerdeki kulüp başkanları, futbolcular ve antrenörlerin de işin içine dahil olabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.

teknik yapı

BAHİS SKANDALININ KAPSAMI GENİŞLİYOR

İhlas Haber Ajansına (İHA) özel açıklamalarda bulunan Akyüz, 152 profesyonel hakemin bahis oynamasıyla ilgili olarak, kim olursa olsun bahis oynayan herkesin Türk futbolundan arındırılması gerektiğini vurguladı. Akyüz, hakemlerin Türk futbolunun uzun süredir gündeminde olduğunu belirterek, son olaylarda bahisin de işin içine girmesiyle hakemlerin öneminin daha da arttığını söyledi. Sonuç odaklı bahislerden ziyade, artık çok daha detaylı bahislerin oynanmaya başlamasıyla hakemlerin oyunda büyük bir etki yarattığını ifade eden Akyüz, bu süreçte sorumluluğu olan herkesin (hakem, teknik direktör, yönetici, futbolcu) net bir şekilde tespit edilip kayırılmadan Türk futbolundan temizlenmesi gerektiğini belirtti.

FEDERASYON YAPISI VE DELEGASYON SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

Saffet Akyüz, bahis olayının derinleştirilmesiyle ilgili kaygılar yaşadığını ve adam kayırmacılığın olmaması gerektiğini ifade etti. Dijitalleşen dünyada hakemlerin de eğitimli kişiler olduğunu ancak ticari hayatlarının da bulunduğunu ve bu rahatlığın ilginç olduğunu dile getirdi. Akyüz, devletin tüm kurumlarının bu olayı kendi adına veya başkası adına yapan, kendi maçında yapan tüm hakemlerin soruşturma sonucunda futboldan ayrıştırılması gerektiğini savundu. Tecrübelerine dayanarak, hatalı olan herkesin net bir şekilde ayrıştırılması gerektiğini düşündüğünü ancak bunun Türkiyede zor olduğunu da sözlerine ekledi. TFFnin delegasyon yapısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Akyüz, son 5 yıldır federasyon seçimlerine gittiğini ve federasyon yapısından başlayarak delegasyonların içine giren kurumların amaçlarında tarafsızlık olmadığını, tarafların kendi haklarını korumak için sisteme girdiğini belirtti. Kulüplerin çoğunlukta olduğu delegasyon sisteminin, yönetimde de kulüplere yönelik bir çalışma içinde bulunmasına neden olduğunu ve bu durumun aidiyetler oluşturarak sorunlara yol açtığını söyledi. Türkiyede en objektif şeyin futbolcu için futbol olduğunu düşündüğünü ancak profesyonellik aşamasında kimsenin kimseye yardım edemediğini ifade etti. Hakemlik yapısının çözülmesi gerektiğini ancak asıl önemli olanın, tabandan gelen hakemlerin objektif eğitim alması ve hak edenlerin gelmesi olduğunu belirtti. Ancak son 30 yılda etkisi, yetkisi ve gücü olan herkesin tanıdıklarıyla hakemlerin yukarı çıkmasında büyük bir etken olduğunu düşünüyor.

ALT LİGLERDE GELİR SORUNU VE YABANCI YATIRIM KAYGISI

Akyüz, Türkiyede futbol içine giren insanların çoğunun futbolla alakasının olmadığını, sadece futbolu seviyoruz, paramız da var diyerek bu alanlara girdiklerini belirtti. Bu durumun düzeltilmesi gerektiğini, aksi takdirde futbolun gerçek değerine ulaşmasının zor olduğunu söyledi. Türkiyenin UEFA nezdinde maddi anlamda oluşturduğu gücün yüksek olmasına rağmen, bunun karşılığını alabilecek reel bir başarı sağlanamadığını ifade etti. Son 25 yılda sadece Galatasarayın UEFA şampiyonu olduğunu, Şampiyonlar Liginde belli bir seviyenin üzerine çıkılamadığını ve son 10 yılda çeyrek finalin bile görülmediğini hatırlattı. Bu paranın harcandıktan sonra neyin hedeflendiği sorusunu soran Akyüz, Türkiyede şampiyon olmanın mı yoksa dünyada bir ekol oluşturmanın mı amaçlanması gerektiğini sorguladı. Harcanan paranın karşılığının alınması gerektiğini belirten Akyüz, tamamen günlük, haftalık, yıllık planların yapıldığını ve başarı gelince bu planların yıkılarak yerine yenilerinin konulduğunu, bu durumun ülkenin başarılı çıkmasını engellediğini ve oluşan değerin yurt dışına kaçmasına neden olduğunu söyledi. Gerçek bir temizlik yapıldığı takdirde Türk futbolunda büyük bir kaosun oluşacağını da sözlerine ekleyen Akyüz, yukarıda çalışan hakemlerin çok iyi olup oraya geldiğini düşünmediğini, bir hakemin güçlü olabilmesi için arkasındaki MHKnin de güçlü olması gerektiğini belirtti. Bir kulübün Ben bu hakemi istemiyorum dediğinde o hakemin maça gelemiyorsa, hakemlerin olayı ticarete döktüğünü ve mağduriyet gören hakemlerin başka platformlara yöneldiğini ifade etti. Sadece hakemlerle kalınmasının yarım bir hareket olduğunu düşündüğünü belirten Akyüz, bu olayın gerçekten irdelenirse özellikle alt lig kulüp başkanlarının, yöneticilerin, alt liglerden başlayarak futbolcuların ve antrenörlerin de bu işin içine gireceğine inandığını söyledi. Toptan bu işin futbolun çok iyi kullanılıp suistimal eden, bahis ve şikeyi karıştıran herkesin temizlenmesi gerektiğini vurguladı. Alt liglerde kulüplerin müthiş bir gelir sorunu yaşadığına dikkat çeken Akyüz, bu sorunu çözmek için sponsor futbolcular ve sponsor aileleri sistemine girildiğini, futbolun çok kirlendiğini ve düzelmesi için devletin, Gençlik ve Spor Bakanlığının ve TFFnin bir araya gelerek 10 yıllık bir plan yapması gerektiğini belirtti. Bu planın sadece tek birimin değil, aile kurumuyla başlayarak, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TFFyle hep beraber çocukları tekrar sokağa çıkarmanın, kalıcı jenerasyonlar çıkarmanın çalışılması gerektiğini söyledi. Globalleşen dünyanın, akademik zekanın tekrar Türk futbolunun içine girmesi gerektiğini belirten Akyüz, hangi antrenörün hangi başarısından dolayı bir yere getirildiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sistem o kadar kirli ki düzelebileceğine inanmadığını, çünkü ülkenin ekonomik zorlu bir süreçten geçtiğini ve herkesin gelecek kaygısı yaşadığını, bu nedenle tanıdıklarını bir yerlere sokarak geleceklerini kurtarmaya çalıştıklarını söyledi. Bunun düzelebilmesi için önce ülkenin bir değer oluşturması gerektiğini düşündüğünü belirtti. Bahis probleminin dünyanın her yerinde yaşandığını, 6 yıl önce İtalyada da yaşandığını ve dünyanın her yerinde bahisle alakalı çok büyük bir organizasyon olduğunu belirten Akyüz, Türkiyenin sicilinin bu anlamda iyi olmadığını, UEFA nezdinde en çok davası olan ülkenin Türkiye olduğunu ve 240 davanın 205inin Türkiye dosyası olduğunu söyledi. Bu durumun Avrupalılar tarafından yadırganacak bir şey olmadığını, Türkiyenin kurumsal kimlikten uzak bir futbol kültürü olduğunu ve bunun cezasını çektiklerini sözlerine ekledi.