ABD Başkanı Donald Trump'ın, küresel akaryakıt fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşme sonucunda, Rusya'nın ABD ve dünya piyasalarına önemli miktarda dizel yakıt tedarik etmesi kararlaştırıldı. Trump yönetimi bu kapsamda, Moskova'ya uygulanan enerji yaptırımlarını geçici olarak gevşetme kararı aldı.
Yaptırım gevşetme kararına tepkiler
Trump yönetiminin bu adımı, 2022'deki işgalden bu yana yürürlükte olan yaptırım yasalarını ihlal ettiği ve Rusya'nın savaş çabalarına mali destek sağlayacağı endişesiyle hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat kongre üyelerinden sert eleştirilere neden oldu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bu gelişmeyi eleştirenler arasındaydı. Trump ise bu eleştirilere, Avrupa Birliği'nin geçmişte Rus enerjisine yaptığı milyarlarca dolarlık harcamaları hatırlatarak, kendi politikasının "Önce Amerika" ilkesine uygun olduğunu savundu.
Goldman Sachs'tan piyasa analizi
Siyasi tartışmalar sürerken, finans devi Goldman Sachs Rusya'nın dizel arzının ve olası stratejik hamlelerinin küresel piyasalar üzerindeki etkisine dair bir analiz yayımladı. Banka, Rusya tarafından duyurulan dizel tedarikinin fiyatlar üzerinde sınırlı bir etki yaratacağını ve küresel dizel fiyatlarında önemli bir düşüş beklenmediğini belirtti. Buna karşılık, Goldman Sachs Avrupa'nın stratejik rezervlerinden 50 milyon varil dizel yakıtın piyasaya sürülmesi senaryosunu da değerlendirdi. Bankanın tahminlerine göre, bu miktarın piyasaya sunulması, ABD'nin Meksika Körfezi kıyısındaki toptan dizel fiyatları ile Avrupa'daki toptan dizel fiyatlarında varil başına 11 dolarlık bir düşüşe yol açabilir. Bu analiz, Rusya'nın arz artışının aksine, Avrupa rezervlerinden yapılacak olası bir satışın piyasada daha belirgin bir fiyat değişimi yaratabileceğine işaret ediyor.








