Sermaye piyasaları ve finansal ekonomi alanında uzman Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Türkiye'yi sarsan büyük bir fon dolandırıcılığını 'finansal terörizm' olarak nitelendirdi.
'Clawback' sistemiyle haksız kazanç geri alınmalı
Demirtaş, yaşanan finansal çöküşün ardından piyasalara güvenin yeniden sağlanabilmesi için 'Clawback' adı verilen, haksız kazançların geri alınması prensibine dayanan küresel bir çözüm modelini öne sürdü. Bu modele göre, para çekenlerin yatırdıkları ve çektikleri arasındaki fark hesaplanarak, bu tutarın mağdurlara dağıtılmak üzere bir havuza aktarılması gerektiğini belirtti. Demirtaş, elde edilen kârların 'suçtan kaynaklanan gelir' olduğunu vurgulayarak, bu gelirlerin sahiplerine ait olmadığını ifade etti.
Suçlu kim, mağdur kim?
Profesör Demirtaş, fon sahipleri ve onlarla ilişkili olanların 'feci suçlu' olduğunu belirtirken, fonların işleyişini bilerek yatırım yapan siyasileri ve bankacıları da etik ve maddi açıdan sorumlu tuttu. Fonlara yatırım yapan ancak getirilerin nasıl elde edildiğini düşünmeyen veya bilmeyenlerin ise 'suçsuz' olduğunu söyledi. Demirtaş, devletin elinde yatırımcıların kimlik bilgileri, yatırdıkları ve çektikleri paralar ile transfer detayları gibi kapsamlı verilerin bulunduğunu hatırlattı.
Dev Ponzi nasıl çöktü?
Demirtaş, devasa Ponzi sisteminin ilk başta sanal getirilerle küçük yatırımcıları çektiğini, ardından milliyetçilik söylemleriyle güven sağlandığını anlattı. Değeri düşük şirketlerin hisselerinin yapay olarak yükseltildiğini belirten Demirtaş, sistem 25 milyar dolara ulaştığında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) getirdiği hisse sınırlamasının ardından fonların satılmak zorunda kalındığını ve Ponzi'nin patladığını söyledi. Sistem yöneticilerinin yurt dışına kaçma girişimlerinin engellendiğini ve hapse girdiklerini ekledi.








